Diyarbakır’da Göç Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen panelde, zorunlu göçün toplumsal etkileri ve yerel yönetimlerin çözümdeki rolü ele alındı. Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER) Koordinatörü Yüksel Genç, göçe zorlanan kesimler için en temel çözümün demokratik toplumun inşası olduğunu vurguladı.
Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER) tarafından “Yaşam Ana Topraklarında Yaşamakla Anlam Bulacaktır” şiarıyla düzenlenen panele çok sayıda sivil toplum temsilcisi ve siyasetçi katıldı. Panelde, 1990’lı yıllardan bugüne uzanan göç politikalarının yarattığı tahribatlar tartışıldı.
Panelde söz alan SAMER Koordinatörü Yüksel Genç, bölgede 1990’lı yıllarda yaşanan zorunlu göç süreçlerini hatırlattı. Yaklaşık 4-5 milyon insanın köylerinden koparılarak metropollere sürüldüğünü belirten Genç, bu durumun hem göç edenleri hem de göç edilen mekanları derinden etkilediğini ifade etti. Genç, “Kürt meselesi göçle birlikte kent merkezlerine ve Türkiye metropollerine taşındı. Bu süreçte kimlik politizasyonu güçlenirken, kimlik sömürüsüne emek sömürüsü de eklendi” dedi.
Zorunlu göçün yarattığı travmaların ve ekonomik yıkımın altını çizen Genç, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Mahalle ve topluluk temelli iyileşme yöntemleri geliştirilmeli. Göçe zorlananlar için köy ve mahalle meclisleri kurulmalı. Güvenli dönüş ve mekansal adalet sağlanırken mülkiyet sorunları da çözülmelidir. Bu noktada en önemli stratejik hedef demokratik toplumun inşasıdır.”
Siyasetçi Rıdvan Yusufoğlu ise göç politikalarını “topraktan, kültürden ve dilden koparma” hedefli bir süreç olarak tanımladı. Yusufoğlu, göçertme politikalarıyla yüzleşmenin Kürt meselesinin çözümüyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Örgütlü bir mücadele ve yerel meclislerin inşası, ekonomik ve sosyal yıkıma karşı tek gerçek çözüm kanalıdır” ifadelerini kullandı.
Tekman Belediye Eşbaşkanı Abdurrahman Sever, yerel yönetimlerin sadece belediye binasından ibaret olmadığını, özerk yapıları sayesinde halkın sorunlarına doğrudan çözüm üretebileceğini söyledi. Sever, zorla yerinden edilmelere karşı tüm toplumsal yapıların ortak hareket etmesi ve halkın yönetim mekanizmalarına katılması gerektiğini kaydetti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.