Diyarbakır’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Şubeler Platformu’nun, kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi talebiyle başlattığı eylem, 171’inci haftasında da devam etti. “KHK’ler gidecek biz kalacağız” şiarıyla düzenlenen gösteride, ihraçların toplumsal barışın önünü açacak önemli bir adım olduğu vurgulandı. Yenişehir ilçesi Ofis Semti AZC Plaza önünde bir araya gelen eyleme siyasetçi, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda kamu emekçisi destek verdi.
Eylemde yapılan açıklamaların ardından söz alan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Diyarbakır 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Saliha Zorlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) süreciyle 4 bin 256 KESK üyesi kamu emekçisinin görevinden uzaklaştırıldığını anımsattı. Geçen 10 yıllık süreçte yaklaşık 2 bin 100 KESK üyesi ihracın görevine iade edildiğini belirten Zorlu, kalan ihraçların hukuki mücadelesinin sürdüğünü ifade etti. Zorlu, sendikal mücadele, barış mücadelesi ve kadın özgürlük mücadelesini yürütmenin bir suç olmadığını vurguladı.
Zorlu, “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerin dahi görevlerinden uzaklaştırıldığını hatırlatarak, “Barış istemek suç değildir. Tam tersine barış bu ülkenin en temel ihtiyacıdır” sözleriyle barışın önemine dikkat çekti.
Ortadoğu ve Türkiye’nin barış imkanını aradığı bir dönemde, barış ve demokrasi umudunu büyütmenin tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Zorlu, şunları dile getirdi: “Bugün yine barışın, yeniden inşa edilmesi gereken demokrasinin ve toplumsal adaletin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Toplumsal barışın önünü açmak, hakikatle yüzleşmek, geçmişin ağır yüklerini taşımamak için atılması gereken önemli adımlardan biri de hukuksuzca ihraç edilen KESK’li emekçilerin görevlerine iadesidir.”
Meclis’ten geçen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un pratik sonuçları için çalışmaların hızlandırılması gerektiğini belirten Zorlu, barışın sadece silahsızlanma olmadığını, aynı zamanda geçmişle yüzleşmek ve geleceğe dönük demokratik dönüşümle mümkün olabileceğini ifade etti. Zorlu, bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak KESK’li ihraçların kayıtsız şartsız, bir an önce görevlerine iade edilmesi gerektiğini ekledi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Ercan Yılmaz da, KHK’lerle görevden alınan kamu emekçilerinin yıllardır süren hukuki mücadelesine dikkat çekerek, hakları ihlal edilen bu kişilerin derhal görevlerine iade edilmesini istedi. Yılmaz, “Tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilsin, özlük hakları karşılansın, bugüne kadar karşılaştıkları tüm zararlar tazmin edilsin” talebini dile getirdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülşen Özer ise, hükümete çağrıda bulunarak, kamu görevlilerinin haklarının iade edilmesi gerektiğini belirtti. Özer, “Hükümet artık bu adımı atsın. Barış için emekçilerin haklarının iade edilmesi lazım” diyerek dayanışma mesajı verdi.
Yapılan açıklamalar, “KHK’ler gidecek biz kalacağız” ve Kürtçe, “Bijî berxwedana kedkaran” (Yaşasın emekçilerin direnişi) sloganlarıyla son buldu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.