Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı 2026 yılı Mart ayı Dış Ticaret Veri Bülteni, ekonomideki kan kaybını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Hükümetin “ihracata dayalı büyüme” hedeflerine rağmen, veriler ihracatın gerilediğini, ithalatın tam gaz devam ettiğini ve dış ticaret açığının kelimenin tam anlamıyla patladığını gösteriyor.
Açıklanan resmi verilere göre, ekonomik gidişata dair alarm zillerinin çaldığı başlıca noktalar şunlar:
İlk Çeyrek Faturası Ağır Oldu Tablonun vahameti sadece Mart ayı ile sınırlı kalmadı. 2026 yılının ilk çeyreğini kapsayan Ocak-Mart döneminde ihracat %3,1 azalırken (63 milyar 279 milyon dolar), ithalat %4,7 arttı (91 milyar 957 milyon dolar). Bu üç aylık dönemin sonunda Türkiye’nin omuzlarına yüklenen dış ticaret açığı %27,5 artışla 28 milyar 679 milyon doları buldu.
Yıllıklandırılmış verilere (Nisan 2025 – Mart 2026) bakıldığında ise dış ticaret açığının %16,4 artışla 98 milyar 312 milyon dolara ulaştığı görülüyor.
Üretimde Dışa Bağımlılık Kronikleşti İthalatın detayları, yerli üretimin dışa bağımlılığının nasıl sürdüğünü de kanıtlıyor. Mart ayında Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflamasına göre yapılan ithalatın %70’ini (23 milyar 234 milyon dolar) “Hammadde (Ara malları)” oluşturdu. Hammadde ithalatındaki %11,5’lik artış, Türkiye’nin üretim yapabilmek için sürekli olarak yurt dışına döviz pompalamak zorunda kaldığını açıkça gösteriyor.
En çok ithalat yaptığımız ülkeler listesinin zirvesinde ise 4 milyar 761 milyon dolar ile yine Çin yer alıyor. Onu sırasıyla Almanya ve Rusya Federasyonu takip ediyor. Çin’den yapılan devasa ithalata karşılık, en çok ihracat yaptığımız ülke olan Almanya’ya satışımız ise yalnızca 1 milyar 821 milyon dolarda kaldı.
Bu haber, T.C. Ticaret Bakanlığı Mart 2026 Dış Ticaret Veri Bülteni kaynak alınarak hazırlanmıştır.