PKK’nin kurucu kadrolarından Ali Haydar Kaytan’ın yaşamını yitirmesinin üzerinden 8 yıl geçti. 1951 yılında Dersim’in Xozu köyünde dünyaya gelen Kaytan, 1938 Dersim Tertelesi’nde teslimiyeti reddeden Haydaran Aşireti’nin bir ferdi olarak, soykırım ve sürgün kıskacında büyüyen bir halkın evladıydı. Yoksulluk ve zorluklarla geçen çocukluk yıllarının ardından Kaytan, hayatını Kürt halkının özgürlük mücadelesine adadı.
Kaytan’ın siyasi yaşamı, 1971 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devrimci gençlik hareketleriyle tanışmasıyla yeni bir evreye girdi. 70’li yılların dinamik atmosferinde yolu Abdullah Öcalan ile kesişen Kaytan, bu buluşmayı “Kürt ve Kürdistan gerçeğiyle yüzleşme” olarak tanımladı. 1973 yılında Ankara Çubuk Barajı’nda gerçekleştirilen ve hareketin temellerinin atıldığı ilk toplantıda yer alan Kaytan, çalışmalarını daha sonra Dersim, Bingöl, Elazığ ve Karakoçan bölgelerine taşıdı. 27 Kasım 1978’de PKK’nin kuruluş kongresine katılarak kurucu heyet içinde yer aldı.
Siyasi faaliyetlerini Avrupa’da da sürdüren Kaytan, 1988-1994 yılları arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde görülen ve “PKK Davası” olarak bilinen yargılamalarda savunmalar yaptı. Mücadele azminin yanı sıra edebi ve entelektüel kimliğiyle de tanınan Kaytan; “Ben İnsandım”, “Onsuzluk”, “Akış Sevinci” ve “Zafer Yürüyen’in Türküsü” gibi şiirleriyle hareketin kültürel hafızasında iz bıraktı. Abdullah Öcalan’ın “Beni benden daha iyi anlayan ve anlatandı” sözleriyle nitelendirdiği Kaytan’ın yaşamını yitirdiği, hareketin 12. Kongre sonuç bildirisiyle kamuoyuna duyurulmuştu.
Dersim’de Kaytan ile birlikte çalışma yürüten 68 yaşındaki Doğan Çelik, onun bölgedeki etkisini şu sözlerle anlatıyor: Fuat arkadaş, Dersim’de Kürt yurtseverliğinin filizlenmesinde büyük rol oynadı. Konuşmasıyla, yürüyüşüyle ve ikna kabiliyetiyle halkın içinde sevilen bir isim haline geldi. O, gücünü Dersim’in dağlarından ve Munzur’dan alıyordu. Bugün hala bu topraklarda bir bağlılık varsa, bu onun o dönem yarattığı değerlerin bir sonucudur.
Kaytan’ın yoldaşları tarafından “Dersim’in dervişi” olarak nitelendirildiğini belirten Çelik, onun yoldaşlarına verdiği değeri ve örgütçü karakterini vurguladı. Kaytan’ın Haki Karer anısına yazdığı şiirlerin ve edebi eserlerin, bugün de toplumsal hafızada yerini koruduğu ifade ediliyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.