Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Derneği, Pülümür ilçesinde yer alan Hel ve Bağır Dağları ile Pülümür Vadisi’nde yürütülmek istenen maden projelerine ve doğa talanına karşı Pülümür Belediyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Dersim’i maden şirketlerine teslim etmeyeceğiz” pankartının açıldığı eyleme, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yöre dernekleri temsilcileri ve çok sayıda çevre aktivisti katıldı.
Dernek adına açıklamayı yapan Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Dersim coğrafyasının uluslararası madencilik tekellerinin kuşatması altında olduğunu belirtti. Tekin, yürütülen maden faaliyetlerinin “kalkınma”, “yatırım” ve “istihdam” gibi söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışıldığını, ancak bu projelerin doğa yıkımı ve zorunlu göç anlamına geldiğini ifade etti.
Bölgede 150’yi aşkın maden ruhsatı ve başvurusu bulunduğuna dikkat çeken Tekin, “Sermaye için Dersim yalnızca çıkarılacak bir maden rezervidir; bizim için ise yaşamdır, tarihtir, kültürdür ve inançtır” dedi. Bağır Dağı’na yönelik müdahalelerin sadece bir doğa olayı olmadığını vurgulayan Tekin, bu girişimin Alevi inancına ve Dersim’in ortak hafızasına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.
Dersim’in Türkiye’nin en zengin biyolojik çeşitlilik alanlarından biri olduğunu hatırlatan Tekin, Pülümür ve Munzur vadilerinin Anadolu’nun en önemli su havzaları arasında yer aldığını belirtti. Bir kez kirletilen suyun ve yok edilen ormanın geri getirilmesinin imkansız olduğunu söyleyen Tekin, doğayı savunmanın aynı zamanda halkın geleceğini savunmak olduğunu vurguladı.
Açıklamanın sonunda, Dersim’in kutsallarının, derelerinin ve ormanlarının sermayenin kâr hırsına kurban edilmeyeceği belirtilerek, tüm duyarlı kesimlere doğayı korumak için ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.