Ağrı’nın Diyadin İlçe Müftülüğü’nün din görevlilerine yönelik “Türkçe dışında bir dilde hizmet verilemez” talimatı tepkiyle karşılandı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), anadilde ibadet ve hutbenin engellenmesinin toplumsal barışa ve inanç özgürlüğüne darbe vurduğunu vurguladı.
DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu yasağın hem dini hem de insani değerlerle çeliştiği ifade edildi. Kur’an-ı Kerim’in Rûm Suresi’nde yer alan “Dillerinizin ve renklerinizin farklı olması Allah’ın ayetlerindendir” hükmüne atıfta bulunulan açıklamada, bir dili yasaklamanın yalnızca siyasi bir tercih değil, aynı zamanda inanç değerlerine aykırı bir tutum olduğu belirtildi.
Açıklamada, dini kurumların toplumsal barışa katkı sunması gerektiği hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi: “Din, halkların dili ile buluştuğunda anlam kazanır; iktidar politikalarının aracına dönüştürüldüğünde ise birleştiren değil ayrıştıran bir işleve sürüklenir. Bugün ortaya çıkan tablo da tam olarak budur. Kürt halkının dili ve kimliği üzerinde baskı kuran bu uygulamaların dini kurumlar eliyle yürütülmesi kabul edilemez. İslam’ın temelinde inkar değil; eşitlik, adalet ve halkların bir arada yaşamı vardır.”
Kürt sorununun demokratik çözümü ve toplumsal barış arayışlarının tartışıldığı bir süreçte, ayrıştırıcı dilden kaçınılması gerektiği vurgulanan metinde, inanç mekanlarının özgürleşmesi gerektiği ifade edildi. DEM Parti, tüm inanç merkezlerinde ibadetin ve hutbelerin anadilinde yapılabilmesini savunduklarını yineledi.
Açıklamanın sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı ve ilgili müftülüklere şu çağrı yapıldı: “Diyadin İlçe Müftülüğü bu baskıcı yaklaşımı derhal geri çekmelidir. Halkların dili ve inancı üzerindeki yasakçı politikalardan vazgeçilmelidir. Din ve vicdan özgürlüğü ancak anadil hakkının tanınmasıyla gerçek anlamda tesis edilebilir. Kürt sorununun çözümü ile Türkiye’nin demokratikleşmesi birbirinden ayrı değildir.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.