Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin iki gün süren Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından güncel gelişmelere dair genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Barış ve demokratik toplum sürecinin beklenen hızda ilerlemediğini ifade eden Doğan, bu durumun toplumda endişe ve kaygı yarattığını vurgulayarak, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için yasal güvencelerin şart olduğunu belirtti.
Açıklamasına Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçilerinin direnişine değinerek başlayan Doğan, işçilerin 9 gün süren zorlu yürüyüşün ardından başkentte polis barikatı ve şiddetle karşılaştığını hatırlattı. Ortada sistematik bir emek gaspı olduğunu belirten Doğan, “Mesele sadece bir maaş gecikmesi değil; ortada hayati bir sorun ve onurlu bir gelecek mücadelesi var. 5 aydır maaş alamayan işçiler var. Doruk Maden işçileriyle dayanışmamızı sürdüreceğiz” dedi.
Türkiye’de geçmişle yüzleşme ve cezasızlık pratiklerinin sona erdirilmesinin toplumsal barış için hayati önem taşıdığını ifade eden Doğan, faili meçhul cinayetlerin araştırılmasına yönelik kurulması planlanan birimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu tür girişimlerin önemli olduğunu ancak çalışma yöntemlerinin belirsizliğini koruduğunu söyledi. Söz konusu birimlerin hangi kriterlerle çalışacağının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Doğan, adaletin tesisi için hukuka uygun bir yol haritasının elzem olduğunu kaydetti.
Partisinin yeni döneme hazırlık kapsamında kongre takvimini tartışmaya başladığını duyuran Doğan, “Kongre çalışmalarımız resmi olarak başladı. Olağan kongremizi sonbahar aylarında, Eylül veya Ekim gibi yapmayı planlıyoruz. Ancak bu süreç sadece merkezde değil; yerelde halk toplantıları, mahalle buluşmaları ve geniş kapsamlı konferanslarla en geniş kesimlere ulaşarak yürütülecek” bilgisini paylaştı. Mayıs ayı boyunca Eş Genel Başkanların katılımıyla örgütlenme toplantılarının yapılacağını da sözlerine ekledi.
Barış ve demokratik toplum sürecine dair kamuoyunda oluşan “ritim düşüklüğü” ve “tıkanıklık” algısına da değinen Doğan, sürecin kalıcı hale gelmesi için somut adımlar atılması gerektiğini savundu. Doğan, PKK Lideri Abdullah Öcalan‘ın bu konudaki belirleyici rolüne ve kararlılığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye toplumunun ortak talebi barıştır. Bu fırsatın heba edilmemesi için yasal çerçevelerle risklerin önüne geçilmelidir. Silahların tamamen devre dışı kalması ve demokratik bir çözümün inşası için gerekenlerin yapılma vaktidir. Kaygı ve endişelerin ortadan kalkması için iktidar ve tüm siyasi partiler sorumluluk almalıdır.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.