Barış Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sevgi İnce, Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnce, güven ortamının tesis edilmesinde sivil toplum kuruluşları (STK) ve hak temelli çalışan kurumların rolünün hayati olduğunu vurgulayarak, izleme kurullarında sadece milletvekillerinin yer almaması gerektiğini belirtti.
Çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesiyle birlikte yeni bir aşamaya geçildiğini ifade eden İnce, yasanın eksikliklerine rağmen önemli bir adım olduğunu söyledi. Yasada, Abdullah Öcalan’ın konumu ve demokratikleşme adımlarına dair başlıkların net bir şekilde yer almaması çeşitli kesimler tarafından eleştirilse de, konunun Meclis çatısı altında yasal bir çerçeveye kavuşmasının kıymetli olduğunu belirtti.
Türkiye’deki mevcut yasal uygulamaların ve yargı kararlarının her zaman adaleti tesis etmediğini dile getiren İnce, yasanın çıkmasının nihai bir sonuç olmadığını, demokratik mücadelenin devam etmesi gerektiğini vurguladı. Barış Vakfı olarak süreci yakından takip ettiklerini ve Meclis Başkanı ile siyasi parti liderlerine mektup gönderdiklerini belirten İnce, sürece aktif olarak dahil olmak istediklerini ifade etti.
İnce, sorunun çok boyutlu olduğunu hatırlatarak, “Yasa teknik olarak silahlı örgüt mensuplarıyla sınırlı gibi görünse de, negatif barıştan pozitif barışa geçiş için daha kapsamlı yöntemlere ihtiyaç var. Anadil, ekonomik haklar ve silahlı mücadele sonrası siyasete katılım gibi alanlarda yasal ve fiili güvenceler sağlanmalıdır” dedi.
Geçmiş süreçlerde yaşanan göç dalgalarına ve dönüş süreçlerinde karşılaşılan hukuki engellere dikkat çeken İnce, geçmişte Avrupa’dan ve kırsal alanlardan gelen grupların yargılanması ve cezaevine konulması gibi olumsuz deneyimlerin tekrarlanmaması gerektiğini söyledi. İnce, “Ortada bir davet ve çözüm arayışı varsa, bunun yasal ve toplumsal altyapısının da hazırlanması gerekir” diye konuştu.
Sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için izleme heyetlerinin genişletilmesi gerektiğini savunan İnce, bu kurulların sadece milletvekillerinden oluşmaması gerektiğini ifade etti. Sivil toplumun ve hak temelli kurumların katılımının taraflar arasında güven tesis edilmesinde anahtar rol oynayacağını belirten İnce, çatışma çözümü alanında deneyimli akademisyenler ve sivil toplum aktörlerinin birikiminden faydalanılması gerektiğini kaydetti.
Sivil toplum örgütleri olarak barışın inşasında her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını belirten İnce, artık sadece sorunun varlığının değil, çözüm yöntemlerinin ve somut politikaların tartışılması gereken rasyonel bir aşamaya gelindiğini sözlerine ekledi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.