enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5272
EURO
55,7002
ALTIN
6.654,17
BIST
12.070,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
15°C
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Yağmurlu
14°C
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
19°C

AKP’nin Sağlık Politikası Çöktü: Sanal Kuyruklar ve Piyasalaşma Kıskacı

AKP’nin Sağlık Politikası Çöktü: Sanal Kuyruklar ve Piyasalaşma Kıskacı
1 Haziran 2026 09:23
A+
A-

AKP hükümetinin 2003 yılında başlattığı Sağlıkta Dönüşüm Programı, gelinen aşamada toplumsal bir kriz halini aldı. İktidarın bir başarı öyküsü olarak sunduğu sistemde, hastanelerdeki fiziksel kuyrukların yerini aylar sonrasına verilen sanal randevu kuyrukları alırken, sağlık hizmetleri tamamen piyasalaştı. Hekimler ve sağlık örgütleri, çözümün kamusal ve nitelikli bir birinci basamak sağlık sisteminde olduğunu vurguluyor.

Sağlık Hizmetinde Sosyal Güvenlik Krizi

2008 yılında yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile toplumda yaratılan sosyal devlet algısı, bugün milyonlarca yurttaşın prim borçları nedeniyle sağlık hizmetine erişememesiyle sonuçlandı. Mevcut sistemde yurttaşlar hem yüksek primler ödüyor hem de muayene ve ilaç için ek katılım payları vermek zorunda bırakılıyor. Bu durum, sağlık hizmetini kamusal bir haktan ziyade paran kadar hizmet anlayışına dayalı ticari bir modele dönüştürdü.

Hastanelerde Sanal Kuyruk Dönemi

Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile hastane kuyruklarının bittiği iddiası, yerini sistem üzerinden randevu bulamama sorununa bıraktı. Sadece muayene değil, MR ve tomografi gibi görüntüleme hizmetleri için de hastalar aylar sonrasına gün alabiliyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu yoğunluk nedeniyle görüntüleme cihazlarının büyük bir kısmının özel sektöre devredildiği ve kamusal kaynakların taşeron firmalara aktarıldığı görülüyor.

Şehir Hastaneleri ve Şirketlere Kaynak Transferi

Kamu-özel ortaklığıyla inşa edilen ve 25 yıllık kira garantileriyle şirketlere devredilen Şehir Hastaneleri, bütçe üzerinde büyük bir yük oluşturmaya devam ediyor. Sayıştay raporları, bu hastanelerin işletilmesinde usulsüzlükler yapıldığını ve şirketlere ödenen kira bedellerinin kamu kaynaklarını tükettiğini ortaya koyuyor. Öte yandan, 2024 yılı itibarıyla özel hastane sayısındaki artış, sistemin kamu sağlık tesislerini zayıflatarak özel sektörü teşvik ettiğini doğruluyor.

Hekim Göçü ve Sistemsel Çözülme

Performansa dayalı çalışma sistemi ve ağır çalışma koşulları, uzman hekimlerin kamudan istifasını hızlandırdı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) verilerine göre, son 13 yılda 21 bini aşkın uzman hekim kamudan ayrılırken, binlerce genç hekim de geleceklerini yurt dışında aramaya başladı. Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Veysi Ülgen, sağlıkta dönüşümün aslında sağlıkta ticarileşme olduğunu belirterek, asgari ücretle çalışan bir işçinin basit bir ameliyat için bile milyonlarca lira borçlandığı bir sürecin yaşandığını ifade etti.

Çözüm: Koruyucu Sağlık Hizmetleri

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi, mevcut sistemin hastalandırma üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Uzmanlara göre, sağlık krizinden çıkışın yolu, şirket odaklı Şehir Hastaneleri projesinden vazgeçilerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin esas alındığı ve birinci basamak sağlık sisteminin güçlendirildiği kamusal bir modelden geçiyor.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.