İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Centre for Kurdish Affairs (Kürt Araştırmaları Merkezi), Britanya Parlamentosu’nda önemli bir panele ev sahipliği yaptı. “İran’ın Geleceği: İran’daki Halkların Mevcut Durumu ve Geleceğe Dair Perspektifleri” başlığıyla düzenlenen panelde, İran’da yaşayan farklı halkların temsilcileri demokratik bir sistem talebinde birleşti.
Parlamenter Bambos Charalambous’un ev sahipliğinde gerçekleşen oturumda; Kürt, Beluç, Ahvaz Arap ve Azerbaycanlı temsilcilerin yanı sıra İran muhalefetinden isimler konuşmacı olarak yer aldı. Panelde İran’daki siyasi gelecek, demokratik geçiş süreci, insan hakları ihlalleri, kadın özgürlüğü ve bölgesel istikrar gibi kritik başlıklar ele alındı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Xezal Özcan, 1979 devriminin halkların elinden çalındığını ve özgürlük vaatlerinin yerini baskı ve inkar rejimine bıraktığını ifade etti. Jin, Jiyan, Azadî direnişini selamlayan Özcan, İran’daki tüm halkların kendi geleceklerini birlikte belirlemesi gerektiğini vurguladı. Uluslararası topluma seslenen Özcan, demokratik muhalefet güçleriyle gerçek bir diyalog kurulması çağrısında bulundu.
İran Halkın Mücahitleri Örgütü Temsilcisi Azadeh Zabeti, İran’daki teokratik diktatörlüğün on yıllardır idam ve işkenceyle ayakta durmaya çalıştığını belirtti. Özellikle 1988 yılındaki siyasi tutsak infazlarına dikkat çeken Zabeti, İran’ın geleceğinin baskıyla değil, tüm halklar için eşit haklar ve anadilde eğitim gibi demokratik kazanımlarla kurulabileceğini söyledi.
Panele görüntülü bağlanan KJAR Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Rozerin Kamangar, Jin, Jiyan, Azadî devriminin sadece bir protesto değil, toplumsal bir dönüşüm olduğunu vurguladı. Kamangar, “Kadın özgürlüğü demokratik cumhuriyetin merkezinde yer almadıkça gerçek demokrasi kurulamaz” diyerek, cezaevlerinde direnen kadın siyasi tutsakların mücadelesine dikkat çekti.
PJAK Konsey üyesi Siyamend Moini, İran’daki mevcut yapının Devrim Muhafızları kontrolünde baskıcı bir merkeziyetçilik yürüttüğünü belirterek, çözümün diyalog ve demokratik bir sistemde olduğunu ifade etti. Benzer şekilde Belucistan Halk Partisi Genel Sekreteri Nasser Boladai de federalizmin bir bölünme değil, demokratik güç paylaşımı olduğunu vurguladı. Boladai, Belucistan’ın kaynak zenginliğine rağmen sistemli bir yoksulluğa mahkum edildiğini dile getirdi.
Güney Azerbaycan ve Ahvaz Arap temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda, İran’ın tek kimlikli değil, çok halklı ve çok dilli yapısının tanınması gerektiğini ifade ettiler. Temsilciler, Fars merkezli yönetim anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını, çözümün halkların iradesinin tanındığı çoğulcu bir adaletten geçtiğini belirtti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.