enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5774
EURO
55,6147
ALTIN
6.569,81
BIST
11.614,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Yağmurlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

Kadın Emeği Sahne Işıkları Altında: Görünmeyen Emek Tiyatroyla Dile Geliyor

Kadın Emeği Sahne Işıkları Altında: Görünmeyen Emek Tiyatroyla Dile Geliyor
16 Nisan 2026 09:41
A+
A-

Kadın Emeği Sahne Işıkları Altında: Görünmeyen Emek Tiyatroyla Dile Geliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Köy Tiyatroları Festivali, bu yıl “Kadın Emeği” temasıyla sanatseverlerle buluştu. Festivalin en dikkat çeken topluluklarından biri olan Ürkmez Kadın Tiyatrosu, ev içi yaşamdan toplumsal alanlara kadar kadının görünmeyen emeğini sahneye taşıyarak farkındalık yaratmayı hedefliyor. Ev kadınlarından emekli öğretmenlere kadar pek çok farklı kesimden kadının bir araya geldiği grup, tiyatroyu bir özgürleşme alanı olarak tanımlıyor.

Sanatla Özgürleşen Kadınlar

Ürkmez Kadın Tiyatrosu oyuncularından emekli öğretmen Hamide Ulu, kadınların sesi olabilmek amacıyla sahneye çıktığını belirtti. Tiyatronun kendileri için iyileştirici bir gücü olduğunu vurgulayan Ulu, sahnenin kadına özgüven aşıladığını ve toplumsal hayatta ayakta durabilmeyi öğrettiğini ifade etti. Tiyatroya başladıktan sonra çevresinden çok olumlu geri dönüşler aldığını söyleyen Ulu, kadın emeğinin kutsallığını ve zorluklarını dram ve komedi türündeki oyunlarla izleyiciye aktardıklarını dile getirdi.

Kostümden Dekora Kolektif Üretim

Tiyatro grubunun temelinde kolektif bir emek ve dayanışma ruhu yatıyor. Oyuncu Gönül Aydemir, grupta sadece oyunculuk yapmadıklarını, aynı zamanda üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını kaydetti. Sahne kostümlerini kendi imkanlarıyla diktiklerini ve dekorları ekipçe hazırladıklarını belirten Aydemir, “Burada balık yemeği değil, balık tutmayı öğrendik” sözleriyle tiyatronun kendilerine kattığı yetkinliklere dikkat çekti. Aydemir ayrıca, pek çok kadının tiyatroya ilgi duymasına rağmen toplumsal baskılar ve eşlerinden çekinmeleri nedeniyle bu alana dahil olamadığını belirterek, kadınların sesi olma misyonlarının önemini vurguladı.

Görünmeyen Emeğin Temsili

Ev içi emeğin değersizleştirilmesine karşı sanatı bir araç olarak kullanan Şerife Serbest, bir ev kadını olarak sanatın yaşam kaynağı olduğunu ifade etti. Kadının ev içindeki mesaisinin çoğunlukla “görünmez” kaldığına işaret eden Serbest, tiyatro aracılığıyla bu emeğin toplumsal bir karşılık bulması için çalıştıklarını söyledi. Festival kapsamında sadece yetişkinlere yönelik oyunlar sergilemekle kalmayan grup, aynı zamanda çocuklara yönelik pandomim, yüz boyama ve palyaço gösterileriyle sanatın birleştirici gücünü her yaştan kitleye ulaştırıyor.

Çocukların Mutluluğu Yaşam Kaynağı

Gönüllülük esasıyla çalışmalarını yürüten oyuncu Hülya Uysal ise çocuklarla bir araya gelmenin kendilerine büyük bir enerji verdiğini belirtti. İzmir’in çeşitli ilçelerinde çocuklara yönelik etkinlikler düzenlediklerini söyleyen Uysal, sanatın toplumsal değişimdeki rolüne değindi. Çocukların yüzündeki bir gülümsemenin kendileri için en büyük ödül olduğunu ifade eden Uysal, kadınların sanatın her dalında aktif olması gerektiğinin altını çizdi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.