enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,1440
EURO
55,2581
ALTIN
6.605,13
BIST
12.340,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
21°C

CHP’den Çarpıcı Hak İhlalleri Raporu: “İBB Davasında Savunma Hakkı Yok Ediliyor”

CHP’den Çarpıcı Hak İhlalleri Raporu: “İBB Davasında Savunma Hakkı Yok Ediliyor”
2 Nisan 2026 12:59
A+
A-

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ocak-Şubat aylarına ilişkin İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Basın toplantısında Türkiye genelindeki hak ihlallerinin ulaştığı boyuta dikkat çeken Tanrıkulu, özellikle devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasındaki hukuksuzluklara ve Osman Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki (AİHM) duruşmasına dair sert eleştirilerde bulundu.

Tanrıkulu, AK Parti iktidarının Türkiye’de sadece “zalimlikte ve zulümde bir eşitlik” sağladığını belirterek, hak ihlallerinin artık belirli bir bölge veya kimlikle sınırlı kalmadığını, tüm ülkeye yayıldığını vurguladı.

Rakamlarla Ocak – Şubat Ayı İhlal Bilançosu

Tanrıkulu’nun açıkladığı rapora göre 2026 yılının ilk iki ayında yaşanan ağır hak ihlalleri şu şekilde kayıtlara geçti:

  • Yaşam Hakkı İhlalleri: Toplam 358 ihlal gerçekleşti. 5’i çocuk 46 kadın cinayeti, 269 iş cinayeti yaşandı. Cezaevlerinde 5, nefret suçları sonucu 3, yargısız infaz/dur ihtarı gibi nedenlerle 2 ve mülteci statüsündeki 21 yurttaş yaşamını yitirdi.
  • İşkence ve Kötü Muamele: “İşkenceye sıfır tolerans” söylemiyle iktidara gelen AK Parti döneminde, sadece iki ayda 104’ü cezaevlerinde olmak üzere toplam 824 işkence ve kötü muamele vakası tespit edildi.
  • Basın Özgürlüğü: 23 gazeteci saldırıya uğradı veya tehdit edildi. 25 gazeteci gözaltına alınırken, 7’si tutuklandı. 13 gazeteciye ise hapis ve para cezası verildi.
  • İfade ve Toplantı Özgürlüğü: Düşünceyi ifade nedeniyle 367 dava/soruşturma açıldı, 24 kişi tutuklandı. Müdahale edilen 91 eylem ve etkinlikte 111’i çocuk olmak üzere 1341 kişi gözaltına alındı, 150 kişi tutuklandı.

“İBB Davasında Adil Yargılanma Tüm Unsurlarıyla İhlal Ediliyor”

Sezgin Tanrıkulu, açıklamalarının önemli bir bölümünü, 400’den fazla şüphelinin yargılandığı İBB davasındaki uygulamalara ayırdı. Mahkeme tutanaklarına yansıyan ihlalleri sıralayan Tanrıkulu, bu davanın bir “hak ihlali merkezine” dönüştüğünü ifade etti:

  • Göz Teması Bile Yasak: Duruşma salonlarında jandarmanın sanıklar arasına oturtulduğu, avukatlar ile sanıkların konuşmasının, hatta göz teması kurmasının dahi engellendiği belirtildi.
  • Akılalmaz Süre Kısıtlamaları: 4 bin sayfalık iddianameyi incelemeleri için şüphelilere haftada sadece 2 saat bilgisayar kullanım hakkı tanındı. Avukat Hasan Fehmi Demir’e ise 80 bin sayfalık ek evrakı incelemesi için yalnızca 24 saat süre verildi.
  • Gizlenen Raporlar: İddianamenin temelini oluşturan MASAK raporları, aralarında Buğra Gökçe’nin de bulunduğu şüphelilere ve avukatlara gösterilmedi.
  • Gerekçesiz Tutuklamalar: Avukat Tuğba Torun’un beyanlarına göre, dosyada yer alan 105 kişinin tutukluluk halinin devamına sadece “üç cümlelik” bir gerekçeyle karar verildi.
  • İletişim Hakkı Engeli: Ekrem İmamoğlu’na duruşmada iletilen bir bilgi notuna, mahkeme başkanı tarafından suç unsuruymuş gibi müdahale edilmeye çalışıldı.

Hakimlerin, duruşmalarda dile getirilen işkence, kötü muamele ve cezaevi koşullarına dair şikayetleri tutanağa geçirip suç duyurusunda bulunmak zorunda olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, mahkeme heyetinin bu ağır iddialara sessiz kalarak bizzat suç işlediğini vurguladı.

AİHM’deki Kavala Duruşması: “Bir Yurttaş Olarak Utandım”

Geçtiğimiz hafta Strazburg’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görülen Osman Kavala duruşmasını bizzat takip ettiğini belirten Tanrıkulu, Türkiye’nin uluslararası arenada düşürüldüğü durumla ilgili şunları söyledi:

“Osman Kavala başvurusunda, AK Parti hükümetinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni düşürdüğü berbat durumdan bir yurttaş olarak utandım. 19 uluslararası yargıcın önünde devletin savunma yapamayacak duruma gelmesi, savunmaların dayanaksız olması ve Türkiye’yi temsil eden akademisyenin düştüğü durum utanç vericidir. Türkiye o davada, yargılamanın geldiği nokta itibarıyla maalesef üçüncü kez ağır bir ihlal kararı alacaktır.”

Bu haber, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) resmî bülteni kaynak alınarak hazırlanmıştır.