Tutuklu gazeteci Alican Uludağ hakkında, yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hazırlanan iddianame ile 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Uludağ’a “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamaları yöneltildi.
DW Türkçe’nin Ankara muhabiri olan Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianame, gazetecilik mesleğinin icrası ve ifade özgürlüğü sınırları içerisindeki faaliyetlerin nasıl ağır suçlamalara konu edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. İddianamede yer alan suçlamalar için Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen cezalar şu şekildedir:
TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması durumunda, bu cezaların artırılarak toplamda 19 yıl 6 aya kadar çıkabileceği belirtiliyor. Bu durum, gazetecilik mesleğini icra edenler üzerindeki baskının boyutunu ve yargı eliyle yaratılan caydırıcılığı açıkça ortaya koymaktadır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Alican Uludağ hakkında cumhurbaşkanına alenen hakaret, yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama suçlarından iddianame düzenlenerek 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılmıştır” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Alican Uludağ hakkındaki soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Uludağ’ın sosyal medya hesabından yaptığı bazı paylaşımları “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin kurumlarını aşağılama” iddiasıyla re’sen başlatmasıyla başlamıştı. Ankara’da gözaltına alınan Uludağ, gece saatlerinde İstanbul’a götürülmüştü. Emniyette ifade vermeyi reddeden Uludağ, savcılıkta ifade verdikten sonra “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret” iddiasıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmişti. Hâkimlik, aynı gerekçeyle Uludağ’ın tutuklanmasına karar vermişti. Bu tutuklama kararı, kamuoyunda geniş yankı bulmuş ve basın özgürlüğü savunucularının tepkisini çekmişti.