İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Eren Keskin, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası dolayısıyla, Türkiye’deki hak mücadelesinin tarihsel sürecini, tanıklıklarını ve cezasızlık politikasını değerlendirdi. Keskin, gözaltında kaybetme politikalarının devletin yerleşik bir uygulaması olduğunu belirterek, bu mücadeleyi sürdürmeyi kayıplara karşı bir borç olarak gördüğünü ifade etti.
Hak mücadelesindeki en yakın tanıklıklarının Vedat Aydın ve Medet Serhat cinayetleri olduğunu hatırlatan Keskin, 1990’lı yıllardaki süreci şu sözlerle anlattı: Vedat Aydın, İHD Diyarbakır Şubesi yöneticimizdi. Sadece Kürtçe konuştuğu için hedef alındı, işkenceyle katledildi ve cenazesine ateş açıldı. Bu, faili meçhul cinayetlerin ne kadar korkunç bir boyuta ulaşacağının ilk işaretiydi. Ardından avukat Medet Serhat’ın katledilmesi ve otopsi sürecinde yaşadıklarımız, bizi bu mücadeleye daha sıkı bağladı. Onları unutmadığımız için hala bu yoldayız.
Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini bu coğrafyanın meşruiyeti en yüksek sivil itaatsizlik eylemi olarak tanımlayan Keskin, kadınların bu direnişteki öncü rolüne dikkat çekti. Keskin, “Bu durum ölülerimize, kayıplarımıza karşı borcumuzu her an hissettiriyor. Biz birebir kayıp yakını olmasak da o ailelerle birleştik. Cumartesi Anneleri, biat etmeden varlığını devam ettirdiği için çok etkileyici bir harekettir” dedi. 2023 yılında her hafta maruz kaldıkları gözaltılara rağmen meydanlardan vazgeçmediklerini vurguladı.
Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasının önündeki en büyük engelin devletin kurumsal yapısı olduğunu belirten Eren Keskin, Gülistan Doku olayındaki delil karartma süreçlerinin geçmişteki politikaların bir devamı olduğunu söyledi. Keskin, “Gerçek bir demokratikleşme için devletin kendi suçlarıyla yüzleşmesi gerekiyor. 1915’ten bugüne uzanan bu suç zinciri konuşulmadan ve cezasızlık politikası son bulmadan toplumsal barış mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının barış talebinde daha cesur olması gerektiğini belirten Keskin, devletin adım atmaya zorlanması gerektiğini vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.