enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,6024
EURO
55,7396
ALTIN
6.584,32
BIST
11.696,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
20°C
İstanbul
20°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Pazar Çok Bulutlu
20°C

DEM Parti’den Cenaze ve Mezar Hakları İhlalleri İçin Meclis’e Araştırma Önergesi

DEM Parti’den Cenaze ve Mezar Hakları İhlalleri İçin Meclis’e Araştırma Önergesi
21 Ekim 2026 13:16
A+
A-

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan ve Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, zorla kaybedilenlerin ve çatışmalı dönemlerde yaşamını yitirenlerin akıbetinin açıklığa kavuşturulması, cenazelerin bulunması, kimliklendirilmesi ve ailelerine tesliminde yaşanan engeller ile cenaze ve mezarlıklara yönelik saldırıların araştırılması istemiyle Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

Önergede, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Kürtlere yönelik ötekileştirici ve düşmanlaştırıcı söylemlerin, 40 yılı aşkın çatışmalı süreçte yaşamını yitirenlerin bedenlerine yönelik muameleyi de belirleyen bir anlayışa dönüştüğü vurgulandı. Siyasi ve resmi dilde yaşamını yitirenlerin insan kimliğinin geri plana itilmesinin, bedenlerinin sürüklenmesini, teşhir edilmesini, cenazelerinin ailelerden esirgenmesini ve insan onuruna aykırı biçimlerde teslim edilmesini meşru gören bir anlayışın yerleşmesine yol açtığı belirtildi.

VİCDANLARI YARALAYAN ÖRNEKLER

Önergede, Taybet İnan’ın cenazesinin günlerce sokakta bırakılması, Cemile Çağırga’nın cenazesinin annesi tarafından buzdolabında saklanması, Hacı Lokman Birlik’in bedeninin zırhlı araç arkasında sürüklenmesi, Kevser Eltürk’ün bedeninin teşhir edilmesi, Hakan Arslan’ın cenazesinin babasına kutuyla, Agit İpek’in cenazesinin annesine kargoyla gönderilmesi gibi vicdanları yaralayan birçok örnek sıralandı. Özellikle 1990’lı yıllarda yoğunlaşan zorla kaybetmeler ve faili meçhul cinayetlerin, aileleri yakınlarının akıbetinden yoksun bıraktığı, Cumartesi Anneleri/İnsanlarının mücadelesinin ise bu talebin en güçlü ifadelerinden biri olduğu hatırlatıldı.

GARZAN MEZARLIĞI VAKASI

Önergede, 2013-2015 yılları arasında farklı bölgelerdeki PKK’lilerin cenazelerinin ailelerin ve halkın kolektif emeğiyle Garzan gibi mezarlıklarda bir araya getirildiği belirtildi. Bitlis’in Oleka Jor köyündeki Garzan Mezarlığı’nın önce bombalandığı, 19 Aralık 2017’de mezarların açılarak çıkarılan cenazelerin İstanbul’a götürüldüğü ifade edildi. Bitlis Valiliği’nin 2 Ocak 2018 tarihli açıklamasına göre 279 mezarın 11’inin boş çıktığı, 268 mezardan çıkarılan kemiklerin kimlik tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği kaydedildi. Cenazelerin, ailelere yeterli bilgilendirme yapılmadan Kilyos Mezarlığı’nda plastik kaplar içerisinde, yol ve kaldırım çevresine ve üst üste defnedildiği belirtildi.

Zehra Kısaoğlu ve Süheyla Kaya’nın yakınlarının, yaklaşık dokuz yıl sonra Eylül 2026’da yapılan DNA karşılaştırmaları sonucunda cenazelerine ulaşabildiği ve Bingöl’ün Karlıova ilçesinde defnedildiği vurgulandı. Bu teslimlerin, mezarlarından çıkarılan cenazelerin akıbetine ilişkin belirsizliklerin ve ailelerin verdiği mücadelenin yıllara yayılan boyutunu ortaya koyduğu ifade edildi.

TAZİYELERE YÖNELİK MÜDAHALELER

Çatışmalarda yaşamını yitiren askerler nedeniyle açılan tazminat davalarında, mali yükümlülüklerin yaşamını yitiren PKK’lilerin mirasçılarına yöneltildiği, mirasın reddinin bir çıkış yolu olarak sunulmasının ailelerin hatıraya sahip çıkma iradesini de hedef aldığı belirtildi. Kanunda “terörist cenazesine katılma” adıyla bir suçun uydurulduğu ve ayrı bir suç bulunmamasına rağmen cenaze ve taziyelere katılımın yüzlerce kişinin yargılanmasına gerekçe yapıldığı, Ağustos 2026’da Cizre’de aralarında yaşamını yitirenlerin anneleri ve yaşlı aile bireylerinin bulunduğu yaklaşık 50 kişinin ifadeye çağrıldığı kaydedildi.

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMLE ÇELİŞKİ

Tüm bu uygulamaların, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla gelişen sürecin gerektirdiği demokratik dönüşümle çeliştiği vurgulandı. Ölüye saygının yaşamını yitirenin siyasi aidiyetinden bağımsız olduğu, kolektif yas hakkının siyasi tercihlere göre sınırlandırılamayacağı ifade edildi. Uluslararası standartlara (Minnesota Protokolü, AİHS, Cenevre Sözleşmeleri vb.) işaret edilerek, hakikate erişimi, adaleti, ölüye saygıyı, defin ve kolektif yas hakkını güvence altına alacak hukuki ve kurumsal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması talep edildi.

Newroz Uysal Aslan ve Çağlar Gökalp, Anayasa’nın 98’inci ve Meclis İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca araştırma açılmasını istedi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.