Yılda bir milyonu aşkın çocuğun tedavi gördüğü Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde, sağlık emekçilerinin yoğun çalışma temposu, hijyen eksiklikleri, binanın yıpranmış yapısı ve enfeksiyon riski taşıyan uygulamalar gibi temel sorunlara çözüm üretilemiyor.
Her yıl bir milyondan fazla çocuğa hizmet veren Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Çocuk Hastalıkları Hastanesi, fiziki yetersizliklerden temizlik sorunlarına, personel eksikliğinden yönetimsel aksaklıklara kadar geniş bir yelpazede sorunlarla mücadele ediyor. Bu sorunların giderilmesi için hastane yönetiminden herhangi bir adım atılmazken, yetkili sendika Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi iş yeri temsilcilerinin yönetimle görüşme talepleri sürekli geri çevriliyor.
SES İş Yeri Temsilcisi Serdar Büyükdeniz, 70 yıllık hastane binasının “çürük raporu” bulunmasına karşın boşaltılmadığını ve Sağlık Bakanlığı tarafından 2013’ten bu yana bakım ile onarım için bütçe ayrılmadığını belirtti. Büyükdeniz, günlük hasta sayısının ortalama 700-800 olduğunu aktarırken, depremler sonrasında binadan karot örnekleri alınmasına rağmen sonuçların halen kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çekti. Acil servisteki çalışma koşullarına da değinen Büyükdeniz, aynı odada enjeksiyon, yara ve yanık pansumanı, EKG ile aşı gibi farklı işlemlerin bir arada yapıldığını ifade etti. Bu odada 24 saat boyunca sadece iki hemşirenin görev yaptığını belirten Büyükdeniz, farklı işlemlerin aynı mekanda yürütülmesinin enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırdığının altını çizdi. Büyükdeniz, bu sorunla ilgili Ocak ayında dilekçe verdiklerini ancak taleplerine karşılık bir çözüm alamadıklarını sözlerine ekledi.
Büyükdeniz, hastanedeki tıbbi sekreterlerin aşırı yoğun çalıştığını, Eylül ayında bazı çalışanların toplam 340 saat görev yaptığını ve bunun 176 saatinin fazla mesai olduğunu aktardı. Hastanede belirgin bir personel eksikliği yaşanırken, dört tıbbi sekreterin İl Sağlık Müdürlüğü’ne görevlendirilmesinin hastanedeki iş yükünü daha da artırdığını vurguladı. Stajyerlerin eğitimlerinin de bu sorunlardan olumsuz etkilendiğini ve çalışanların yoğunluğu nedeniyle hata yapma riskinin yükseldiğini dile getirdi. Laboratuvardaki personel sayısının zaman zaman ikiye, bazen de üçe düştüğünü belirten Büyükdeniz, işlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için en az dört çalışana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu konuda verdikleri dilekçeye de yanıt alamadıklarını belirten Büyükdeniz, “Çalışma saatlerinin çok olması, sağlık çalışanlarının hata yapma riskini artırıyor. Ayda 15 kez 24 saatlik bir nöbet sistemine sahibiz” şeklinde konuştu.
Büyükdeniz, hastanedeki görevlendirmelerin adil bir şekilde yapılmadığını ileri sürdü. 30 yıllık deneyime sahip bir hemşirenin kendi isteği dışında kan alma birimine gönderildiğini, buna karşılık altı ay önce işe başlayan ve lisans mezunu olmayan bir hemşirenin (Polis eşi olduğu belirtildi) idari koordinatör olarak atandığını ifade etti. Yönetimin kendileriyle görüşmeyi reddettiğini vurgulayan Büyükdeniz, bazı yöneticilerin çalışanlara “Vali beni atadı, vali benim arkamda. İstediğiniz yere, istediğiniz şikâyette bulunun” gibi ifadeler kullandığını aktardı. Büyükdeniz, yetkili sendika olmalarına rağmen hem hastane yönetimi hem de İl Sağlık Müdürlüğü ile diyalog kuramadıklarını belirtti.
Büyükdeniz, hastanede farelerin görüldüğünü dile getirerek, daha önce fare görüntülerini kaydeden bir çalışanın bu nedenle cezalandırıldığını söyledi. Sendikanın bu cezaya karşı dava açtığını belirten Büyükdeniz, hastanede farelere karşı acil önlem alınması, pencerelere tel takılması ve düzenli ilaçlama yapılması yönünde taleplerinin olduğunu vurguladı. Öte yandan, kulaklarından üç kez ameliyat olmuş bir çalışanın, gürültülü bir alanda görevlendirildiğini aktaran Büyükdeniz, çalışanın başvurusu ve açılan dava sonrasında görevlendirmesinin değiştirildiğini bildirdi.
Hastanede yenidoğan ünitesi, yoğun bakım, ara bakım ve ameliyathane gibi kritik bölümlerin bulunduğunu dile getiren Büyükdeniz, hastanenin yılda bir milyondan fazla hastaya hizmet verdiğini hatırlattı. Deneyimli sağlık çalışanları bulunmasına karşın fiziki koşulların yetersiz olduğunu ifade eden Büyükdeniz, hasta odalarında boya ve temizlik sorunlarının yaşandığını, yemekhanenin hijyen koşullarının da acilen iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
SES İş Yeri Temsilcisi ve yoğun bakım hemşiresi Serkan Dündar ise, kentteki çocuk doğum oranının yüksek olmasına rağmen çocuk ve anne sağlığı için gerekli sağlık hizmetlerinin yeterince geliştirilmediğini ifade etti. Dündar, birçok kentte çocuk hastalıkları alanındaki yan dal uzmanlarının yetersizliği nedeniyle çocuklarını Diyarbakır’a getiren ailelerin burada randevu ve laboratuvar sorunlarıyla karşılaştığını, hatta bazı ailelerin Malatya, Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlere gitmek zorunda kaldığını aktardı. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı verilerinde Diyarbakır’ın çocuk ölümlerinin yüksek olduğu kentler arasında yer aldığına dikkat çeken Dündar, “Çocuk sağlığı alanındaki sorunların acilen ele alınması gerekiyor” uyarısında bulundu.
Sendikal faaliyetler nedeniyle çalışanlar hakkında soruşturmalar açıldığını kaydeden Dündar, WhatsApp yazışmalarının bile bu soruşturmalara konu edildiğini ifade etti. SES’in çalışanların çoğunluğunun oyuyla yetkili sendika olduğunu hatırlatan Dündar, hastane yönetiminin sendikayla bir araya gelmesi ve çalışanların taleplerini dikkate alması gerektiğinin altını çizdi. Dündar, “Ancak taleplerimiz yanıtsız kalıyor. Yöneticiler bize ‘İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz, biz bu sorunları çözmek zorunda değiliz, böyle uygun gördük’ gibi bir yaklaşımla yanıt veriyor” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.