enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5755
EURO
55,7087
ALTIN
6.599,24
BIST
11.430,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Açık
20°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Çok Bulutlu
22°C

Muhalif Basına Yönelik Baskılar Yoğunlaşıyor: Gazetecilerden Özgürlük ve Dayanışma Çağrısı

Muhalif Basına Yönelik Baskılar Yoğunlaşıyor: Gazetecilerden Özgürlük ve Dayanışma Çağrısı
20 Ekim 2026 08:08
A+
A-

Türkiye’de basına yönelik artan baskılar ve engellemeler, toplumun doğru bilgiye erişim hakkını ciddi şekilde tehdit ederken, gazeteciler bu duruma karşı dayanışma çağrısında bulundu. Muhalif medya kuruluşları ve Kürt basını üzerindeki sansür, erişim engelleri ve kayyım uygulamaları yoğunlaşarak devam ediyor.

Mezopotamya Ajansı (MA), JINNEWS, Ajansa Welat, Evrensel ve T24 gibi birçok yayın organına getirilen erişim engellerinin yanı sıra, Halk TV’ye kayyım atanması, basına yönelik müdahalelerin farklı boyutlarını gözler önüne seriyor. Van’da bir araya gelen gazeteciler, bu engellemelere tepki göstererek, mesleki dayanışmanın ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekti.

Bilgiye Erişim Hakkı Hedefte

JINNEWS muhabiri Nazlıcan Nujin Yıldız, gazetecilerin haber yapma ve toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkının yoğun baskı altında olduğunu belirtti. Yıldız, “Bu durum, Türkiye’de eleştirel haberciliğin giderek daralan bir alana sıkıştırıldığını gösteriyor. Halkın doğru bilgiye ulaşma hakları ellerinden alınıyor. Özellikle Kürt basını için bu tablo yeni değil; yıllardır gazeteciler katliamlar, gözaltılar, tutuklamalar ve erişim engelleriyle karşılaşıyor. Günümüzde sadece medya kuruluşları değil, gazetecilerin bireysel hesapları da hedef alınıyor. Bu, sansürün yalnızca geleneksel mecralarla sınırlı kalmayıp dijital alana da yayıldığının açık bir göstergesidir” dedi.

Yıldız, iktidarların eleştirel medyadan duyduğu rahatsızlığın temelinde, bilgi üzerindeki kontrolü kaybetme endişesi yattığını sözlerine ekledi.

Baskılar Bir Yönetim Politikasına Dönüştü

Gazeteci Ruşen Takva ise baskı ve sansürlerin bir yönetim politikası haline geldiğini vurguladı. Takva, “Mezopotamya Ajansı’na uygulanan baskılar, sansür ve erişim engelleri ile T24, Halk TV, Ajansa Welat ve gazetecilerin kişisel hesaplarına yapılan uygulamalar birbirinden bağımsız olaylar değil. Bunlar, Türkiye’deki basın özgürlüğünü doğrudan hedef alan, ülkeyi bu alanda geriye götüren ve halkın haber alma hakkını engelleyen bir yönetim politikasına dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Basına yönelik artan engellemelerle Türkiye’de basın özgürlüğünden söz etmenin güçleştiğini belirten Takva, “Gazetecilerin kişisel hesaplarına yapılan müdahalelerle bu baskının geniş toplumsal bir alanı hedef aldığı görülüyor. Bir iktidarın eleştirilere yanıt vermek yerine gazetecilerin hesaplarını engellemesi, kurumları kapatması ve bunu yasal dayanaksız yapması, basın özgürlüğünün sona erdiği anlamına gelir. Türkiye, ciddi bir basın özgürlüğü tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu durum, bireysel gazetecileri aşarak tüm toplumu hedef alan, haber alma hakkını sansürleyen bir politikaya dönüşüyor. Bu nedenle dayanışma ve örgütlenme, çözüm için önemli bir adım olacaktır” ifadelerini kullandı.

Toplumun Sesi Kısılıyor

Ajansa Welat muhabiri Bazid Evren, iktidarın toplumu daha rahat yönetmek ve kendi gücünü pekiştirmek amacıyla muhalif sesleri kısmayı hedeflediğini dile getirdi. Evren, “İktidar, basını ve iletişim ağlarını her zaman kendi doğrultusunda şekillendirmek ve kullanmak ister. Bu, iktidarın gücünü artırır, zira basın bir propaganda aracına dönüşür. Muhalif veya eleştirel bir ses, bir gazeteci ya da kurum, iktidarın söyleminin dışına çıktığında bir tehdit olarak algılanır. Bu nedenle iktidarlar, toplumun daha kolay yönetilebilmesi ve güçlerini zayıflatmadan pekiştirebilmek için basının, sanatçıların ve aydınların sesini kısmayı hedefler” dedi.

Evren, iktidar içinde usulsüzlük ve yolsuzluk konularında haber yapan gazetecilerin hedef alınarak haklarında soruşturma açılmasının, topluma yönelik bir mesaj taşıdığını belirtti. “Gazeteciler gözaltına alındı, medya kuruluşları engellendi, kayyım atamaları yapıldı. Gazetecilerin dijitaldeki kişisel hesapları kısıtlandı, hatta kapatıldı. Tüm bunlar, toplumu bir korku ve kaygı ortamıyla yönetme çabasıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.