Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, tasfiye kararı alınan 131 yatırım fonunu ve yaklaşık 455 bin 758 yatırımcıyı doğrudan etkileyen kanun teklifini müzakereye başladı.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda tasfiyesine karar verilen bu 131 yatırım fonuna yönelik “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin görüşmeleri, Komisyon Başkanı Mehmet Muş başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank yetkilileri de hazır bulundu.
Teklifin ele alınışında, imza sahibi milletvekillerinin bilgilendirmelerinin ardından iktidar ve muhalefet partilerinden milletvekillerinin söz alması, sonrasında ise ilgili bürokratların yöneltilen soruları yanıtlaması öngörülüyor.
Söz konusu teklif, SPK’nın tasfiye kararı aldığı 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 fonu ve yaklaşık 455 bin 758 yatırımcıyı doğrudan etkiliyor. Bu düzenleme, geçici ve istisnai bir nitelik taşıyarak, diğer fonlar için genel bir tasfiye rejimi öngörmüyor.
Teklife göre, tasfiye sürecindeki ödemelerde Hazine veya başka bir kamu kaynağı kullanılmayacak. Tasfiye işlemleri, fonların mevcut varlıkları, geri kazanılan değerler ve tahsil edilen tutarlar üzerinden gerçekleştirilecek. Düzenleme kapsamında, net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara bu tutar kadar, 1 milyon TL ve üzerinde yatırımı olanlara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılması öngörülüyor. Ara ödemelerde herhangi bir endeksleme yapılmazken, nihai ödemelerde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artışlarının aritmetik ortalamasıyla enflasyon farkı eklenecek. Nakit yetersizliği durumunda, oransal dağıtım veya küçük yatırımcıya öncelik tanınabileceği belirtiliyor.
Kanun teklifi, fon malvarlığından hukuka aykırı veya muvazaalı işlemlerle çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını hedefliyor. Bu süreçte portföy yönetim şirketleri öncelikli sorumlu olarak gösterilirken, tahsilat yapılamazsa SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsen sorumlu tutulacağı ifade ediliyor. Görevden ayrılmanın sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı vurgulanıyor. El konulan varlıklar için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyım atanabileceği ve mahkeme kararı beklenmeksizin satış yapılabileceği belirtiliyor. Ayrıca, piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığına karışan yatırımcılara ödeme yapılmayacağı da teklifte yer alıyor.
Komisyon görüşmelerinin tamamlanmasının ardından teklifin hızla Genel Kurul gündemine gelerek Ekim ayı içinde ara ödemelere başlanması hedefleniyor. Muhalefet partileri, önceki günlerde Genel Kurul’da fon krizine ilişkin Meclis araştırması önergelerinin iktidar ve MHP oylarıyla reddedilmesine sert tepki göstermişti. Muhalefet, bu durumun denetim eksikliklerini ve sorumluların belirlenmesi taleplerini göz ardı ettiğini belirtiyor.
Komisyon toplantısı, Yeni Parti’li komisyon üyesi milletvekillerinin, sabah saatlerinde haber merkezine baskın düzenlenen ve kayyım atanan Halk TV’ye yönelik kararı protesto etmesiyle başladı. Yeni Parti’li milletvekilleri, bu kayyım kararına karşı ağızlarına ve gözlerine siyah bantlar takarak, Türkiye’de medyanın susturulduğuna dikkat çekti. Vekillerin bu eylemi ile başlayan toplantı, kanun teklifinin okunmasıyla devam etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.