Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Silivri Cezaevi’nde süresiz açlık grevi eylemlerini sürdüren Cem Dursun, Taceddin Erol, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un durumuna dikkat çekmek amacıyla Beyoğlu’ndaki dernek binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya tutsak aileleri ve yakınları da destek verdi. Toplantıda, cezaevlerindeki “kuyu tipi” tecrit uygulamasına son verilmesi talebiyle bir pankart açıldı.
ÇHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Naim Eminoğlu, konuşmasında cezaevlerinde siyasi tutsaklara yönelik giderek artan hak ihlallerine vurgu yaptı.
ÇHD üyesi Ilgın Gökçe ise tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı koşulları detaylandırdı. Gökçe, dört tutsak hakkında herhangi bir disiplin cezası bulunmamasına rağmen, İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla hücreye konulduklarını ifade etti. Hücre koşullarının uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğunu belirten Gökçe, bu duruma karşı süresiz açlık grevine başlayan tutsakların ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Tutsakların hücrelerde 7 gün 24 saat kamera ile izlendiğini dile getiren Gökçe, bu uygulamanın yasalara aykırı olduğunu ve tutsakların kameraları kapatmaları nedeniyle “örgütsel eylem” iddiasıyla karşı karşıya kaldıklarını aktardı.
Gökçe, Taceddin Erol Şahin ve Cem Dursun’un eylemlerinin 165’inci güne, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un ise 90’ıncı güne ulaştığını vurgulayarak, şu önemli tespiti yaptı: “İdarenin en temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik intikamcı tutumu ve engellemeleri, yalnızca bir idari ihmal değil, tutsakların bedensel bütünlüğüne yönelik açık bir saldırı ve işkencedir.”
Ilgın Gökçe, mevcut durumu “insan onurunu ve hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alan sistematik bir tasfiye politikası” olarak nitelendirerek, tutsakların yaşam haklarının korunması için acil taleplerini dile getirdi. Gökçe, hukuk dışı ‘kuyu tipi’ hücre uygulamasından ve kesintisiz kilit rejiminden derhal vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, mahremiyeti ihlal eden kamera dayatmasının sonlandırılması ve tutsakların temel yaşam ihtiyaçlarının koşulsuz olarak sağlanması çağrısında bulundu. Gökçe, bu taleplerin başta süresiz açlık grevindeki tutsaklar olmak üzere tüm cezaevindeki bireyler için hayati önem taşıdığını belirtti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.