enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,3673
EURO
55,2729
ALTIN
6.636,71
BIST
12.231,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Çok Bulutlu
16°C
Cuma Yağmurlu
14°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
13°C

Silivri’deki Açlık Grevi Kritik Eşiğe Ulaştı: ÇHD, Hak İhlallerine Karşı Acil Adım Çağrısı Yaptı

Silivri’deki Açlık Grevi Kritik Eşiğe Ulaştı: ÇHD, Hak İhlallerine Karşı Acil Adım Çağrısı Yaptı
13 Ekim 2026 14:24
A+
A-

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Silivri Cezaevi’nde süresiz açlık grevi eylemlerini sürdüren Cem Dursun, Taceddin Erol, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un durumuna dikkat çekmek amacıyla Beyoğlu’ndaki dernek binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya tutsak aileleri ve yakınları da destek verdi. Toplantıda, cezaevlerindeki “kuyu tipi” tecrit uygulamasına son verilmesi talebiyle bir pankart açıldı.

ÇHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Naim Eminoğlu, konuşmasında cezaevlerinde siyasi tutsaklara yönelik giderek artan hak ihlallerine vurgu yaptı.

ÇHD üyesi Ilgın Gökçe ise tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı koşulları detaylandırdı. Gökçe, dört tutsak hakkında herhangi bir disiplin cezası bulunmamasına rağmen, İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla hücreye konulduklarını ifade etti. Hücre koşullarının uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğunu belirten Gökçe, bu duruma karşı süresiz açlık grevine başlayan tutsakların ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Tutsakların hücrelerde 7 gün 24 saat kamera ile izlendiğini dile getiren Gökçe, bu uygulamanın yasalara aykırı olduğunu ve tutsakların kameraları kapatmaları nedeniyle “örgütsel eylem” iddiasıyla karşı karşıya kaldıklarını aktardı.

Gökçe, Taceddin Erol Şahin ve Cem Dursun’un eylemlerinin 165’inci güne, Emircan Yazı ve Cemil Kurt’un ise 90’ıncı güne ulaştığını vurgulayarak, şu önemli tespiti yaptı: “İdarenin en temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik intikamcı tutumu ve engellemeleri, yalnızca bir idari ihmal değil, tutsakların bedensel bütünlüğüne yönelik açık bir saldırı ve işkencedir.”

Talepler Sıralandı

Ilgın Gökçe, mevcut durumu “insan onurunu ve hukukun üstünlüğünü ayaklar altına alan sistematik bir tasfiye politikası” olarak nitelendirerek, tutsakların yaşam haklarının korunması için acil taleplerini dile getirdi. Gökçe, hukuk dışı ‘kuyu tipi’ hücre uygulamasından ve kesintisiz kilit rejiminden derhal vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, mahremiyeti ihlal eden kamera dayatmasının sonlandırılması ve tutsakların temel yaşam ihtiyaçlarının koşulsuz olarak sağlanması çağrısında bulundu. Gökçe, bu taleplerin başta süresiz açlık grevindeki tutsaklar olmak üzere tüm cezaevindeki bireyler için hayati önem taşıdığını belirtti.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.