Diyarbakır’da düzenlenen Kitap Fuarı’nın son gününde şair Ahmet Telli anısına özel bir söyleşi gerçekleştirildi. “Ahmet Telli’nin Diyarbakır’ı” başlıklı etkinlikte, şairin Diyarbakır ve Kürt coğrafyasıyla kurduğu derin bağların yaşamına, şiirlerine ve dostluklarına nasıl yansıdığı ele alındı. Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen 10’uncu Diyarbakır Kitap Fuarı kapsamında, Ahmet Telli’yi yakından tanıyan şairler Ahmet Çakmak, Hicran Aslan ve Vecdi Erbay, Telli’nin yaşamından kesitleri, anılarını ve kente olan sevdasını dinleyicilerle paylaştı.
Şair Hicran Aslan, Ahmet Telli ile yaklaşık 40 yıl önce tanıştığını belirterek, Telli’nin Diyarbakır’a bakışını “Rical” şiiri üzerinden değerlendirdi. Aslan, Telli’nin kendilerine “gerçek başka şekilde de anlatılabilir” dediğini hatırlatarak, sezginin güçlü bir bilgi kaynağı olduğunu ve söze dökülmeyen bilginin kıymetini hissettirdiğini aktardı.
Ahmet Çakmak, Ahmet Telli’nin Diyarbakır’a ilk ziyaretinin 1967 yılında gerçekleştiğini ve sonraki dönemlerde kentle olan bağının giderek güçlendiğini ifade etti. Telli’nin Veysel Öngören ve İhsan Biçici gibi önemli isimlerle kurduğu dostluklara değinen Çakmak, Telli’yi “Diyarbakır’a vefa duygusu olan, coğrafyasıyla gönül bağı olan, siyasi bağları olan ve coğrafyanın her türlü zorluğunda yanında olan bir kalem” olarak tanımladı. Çakmak ayrıca, Telli’nin 1980’li yıllarda Cegerxwin şiirlerini yayımladığı gerekçesiyle yargılanıp cezaevinde kaldığını anımsatarak, “Kürtlerle dostluk kurmanın, onları desteklemenin bir bedeli vardı. O bedeli zamanında ödedi ve yaşamı boyunca Kürt toplumuyla, diğer ezilen toplumlarla bağını asla koparmadı” şeklinde konuştu.
Vecdi Erbay, Ahmet Telli ile yaklaşık 30 yıl süren dostluğunu aktarırken, “Ahmet Telli benim ustamdı. Sonra dostum oldu, sonra ikisi birden oldu” ifadelerini kullandı. Erbay, Telli’nin bağının Diyarbakır ile sınırlı kalmadığını vurgulayarak, Mardin, Diyarbakır, Batman ve diğer Kürt kentlerine sık sık seyahat ettiğini belirtti. Erbay, Telli’nin gittiği her yerde ilgiyle karşılandığını ve çağrılar aldığını, hatta Diyarbakır’a yılda 2-3 defa geldiği dönemler olduğunu sözlerine ekledi.
Erbay, Telli’nin 1996-97 yıllarında Demokrasi Gazetesi’nde düzenli olarak yazdığını anımsatarak, “Gazetenin yazarlarından dağıtımcılarına kadar insanların vurulduğu, yaralandığı, hapse atıldığı bir dönemde Ahmet Telli düzenli olarak yazmaya devam etti. Bu süreçte Kürt halkına ve coğrafyaya yönelik hassasiyetini net bir şekilde ortaya koydu” ifadeleriyle Telli’nin duruşunu vurguladı.
Söyleşide, Ahmet Telli’nin şiirlerinin genç kuşaklar üzerindeki etkisi de ele alındı. Arkadaşları, Telli’nin Diyarbakır ve Kürtlerle kurduğu bağın, onun yaşamına, edebi eserlerine ve dostluklarına derinlemesine yansıdığını bir kez daha dile getirdi. Etkinlik, Ahmet Telli’nin şiirlerinden örneklerin okunmasıyla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.