Rojava Üniversitesi, Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı ile sürdürdüğü görüşmelerde akademik konularda merkeziyetçi yaklaşımların çözüm olmadığını vurguladı. Üniversite, “Bizim için akademik özerklik, çeşitlilik, demokratik katılım ve anadilde eğitim hakkı temel ilkelerdir” açıklamasını yaptı.
Suriye’de geçici hükümet ile bölgedeki Kürt temsilciler arasında askeri, eğitim ve sağlık gibi pek çok alanda entegrasyon süreci devam ediyor. Kuzey ve Doğu Suriye’deki yükseköğretim kurumlarının geleceği üzerine Rojava Üniversitesi ile Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasındaki müzakereler sürerken, yeni akademik yılın başlamasına çok az bir zaman kalmasına karşın üniversitenin statüsünün hala belirsizliğini koruması kaygılara yol açıyor. Görüşmelerdeki yavaş ilerleme ve üniversitenin hukuki durumunun netleşmemesi nedeniyle Rojava Üniversitesi, akademik kararların merkeziyetçi bir yaklaşımla alınması ihtimaline dair endişelerini dile getirdi.
Üniversiteden yapılan açıklamada, Rojava Üniversitesi’nin savaş, ambargo ve kısıtlı imkanların getirdiği zorlu koşullara rağmen büyük bir mücadele ile sıfırdan kurulduğu hatırlatıldı. Bugün üniversitenin 10’uncu yıl dönümü olduğu belirtilerek, “Üniversitenin temel amacı, toplumunu aydınlatacak, geleceğini inşa edecek, güçlü iradeye sahip ve bilgili bir nesil yetiştirmek olmuştur. Bu çabalar ve kazanımlar bugün sağlam bir bilimsel ve kültürel temele dönüşmüştür” denildi.
Açıklamada, Rojava Üniversitesi ile Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasındaki entegrasyon sürecinin devam ettiği ancak akademik yılın başlamasına az bir zaman kala sürecin nasıl işleyeceğine dair net bir durumun olmadığı belirtildi. “Öğrencilerin aleyhine olan bu gecikmeyi endişeyle karşılıyoruz; çünkü Rojava Üniversitesi’nin statüsü belirsizliğini koruyor ve üniversitemizle ilgili kararların merkeziyetçi bir yaklaşımla alınabileceğine dair kaygılar bulunuyor. Böylesi bir yaklaşım kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
Merkeziyetçiliğin akademik meselelerde bir çözüm olmadığını ve entegrasyon sürecine uygun bir yaklaşım olmadığını belirten açıklamada, “Üniversitemizin akademik sistemini ve anadilde eğitim hakkını güvence altına almak temel bir gerekliliktir ve bizim için değişmez bir ilkedir. Bölgemizin sosyal, kültürel, dilsel ve coğrafi özellikleri kapsamlı bir şekilde dikkate alınmalıdır. Bu üniversiteyi büyük emeklerle inşa eden binlerce öğrenci ve eğitimcinin geleceği netleştirilmeli ve üniversitenin bölgenin özgün koşullarıyla uyumlu nitelikleri korunmalıdır. Bilim ve eğitim alanındaki on yıllık deneyimimiz göz ardı edilemez. Ayrıca, pedagojik ve hukuki açıdan, değişiklikler ani ve merkezi kararlarla yapılmamalı, üniversiteye dayatılmamalıdır” denildi.
Entegrasyon sürecinin zaman gerektirdiği, tartışma ve diyalog yoluyla ilerlemesi gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, “Bizim için akademik özerklik, çeşitlilik, demokratik katılım ve anadilde eğitim hakkı temel ilkelerdir. Bu doğrultuda ilgili tarafları; entegrasyon sürecini demokratik, şeffaf ve kapsayıcı bir şekilde yürütmeye, öğrencilerin, öğretim elemanlarının ve personelin görüşlerini dikkate almaya, akademik sistemi ile eğitim hakkını güvence altına almaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.