Mezopotamya Psikologlar Derneği (DER-MEZ) tarafından Diyarbakır’da düzenlenen Mezopotamya Psikoloji Kongresi, üçüncü gününde “İnsan psikolojisini dili ve kimliğiyle hissetmeli” şiarıyla devam etti. Kongrenin son gününde atölye çalışmalarının ardından “Kimlik ve Kayıp” başlıklı bir panel gerçekleştirildi.
Panelde, 19 Ekim 1995 tarihinde gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı insan hakları savunucusu Besna Tosun, Barış Annesi Yıldız Doğanay ve Sosyal Psikolog Dr. Orhan Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Panel moderatörlüğünü ise psikolog Zelal Coşkun üstlendi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Barış Annesi Yıldız Doğanay, barışa olan inançlarını vurgulayarak, “Büyük zorluklar gördük, artık barışın bir an önce gelmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Besna Tosun ise, babasının gözaltına alınmasının tanığı olarak yaşadıklarını anlattı. Tosun, “Bu topraklarda gözaltında kayıp bir yaşam biçimi. Buna karşı bizler mücadele ediyoruz. Adalet sağlanana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bu ayıp Türkiye’ye yeter” dedi. Galatasaray Meydanı’ndaki adalet arayışının başlangıcına değinen Tosun, “Galatasaray Meydanı’nda 5 kişi ile başladık, sonra Kürdistan’daki annelerin gelmesiyle binlerce kişi olduk. 95’te başladık, 170’nci haftaya kadar Tansu Çiller oturup gitmemizi bekledi ama sadece sesimizi buraya değil, bütün dünyaya duyurduk” şeklinde konuştu.
Mücadelelerinin devamlılığına dikkat çeken Tosun, 90’lı yıllarda Cumartesi Anneleri’nin yaşadığı devlet şiddetinin, 2023 yılında ikinci ve üçüncü kuşaklar tarafından da aynı azimle sürdürüldüğünü belirtti. Mezar hakkının önemine değinen Tosun, Pasûr kayıplarından örnek vererek, 20 yıl sonra bulunan kemiklerin ailelere teslim edilme sürecindeki zorlukları ve Adli Tıp Kurumu’nda yaşanan kayıpları aktardı. Tosun, “6 kişinin kemikleri aynı torbada verildi. Bizim için bitmeyen yas bitmeyen mücadele demek. Güvenli bir gelecek için hakikat, adalet istiyoruz. Mezar hakkımıza, ölülerimize sahip çıkıyoruz. Ölüye saygı barışın en temel özelliğidir. Barışa da sahip çıkıyoruz” sözleriyle adalet taleplerini yineledi.
Panelde son olarak söz alan Philipps University of Marburg’dan Sosyal Psikolog Dr. Orhan Kaya, Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışı ve protesto kültürü üzerindeki etkilerini inceleyen uluslararası akademik çalışmalarından bahsetti. Kaya, Cumartesi Anneleri’nin sadece üzgün olmak için Galatasaray Meydanı’na gitmediğini, 1995’ten sonra faili meçhul olaylarda düşüşlerin yaşanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Kaya, yaptıkları çalışmayı fotoğraf ve araştırmalar üzerinden katılımcılarla paylaştı.
Panel, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.