Kürt edebiyatının 11’inci yüzyıldan 17’nci yüzyıla uzanan dönemine damgasını vuran kadın şairleri, günümüze ulaşan eserleriyle Loristan bölgesinde yaşam buluyor. Kürt edebiyatının bin yıllık kadın temsilcileri, dönemin izlerini taşıyan dizeleriyle kadının toplumsal mücadelesini çağımıza aktarıyor.
Kürt edebiyatında kadın şairlerin bıraktığı izler yüzyıllar öncesine dayanıyor. Bu izlere en sık Rojhilat’ın güneybatısında, Zagros Dağları’nda bulunan Loristan bölgesinde rastlanıyor. Yüzyıllar boyunca şiirler kaleme alan, saz ve tambur eşliğinde eserlerini icra eden Kürt kadın şairlerinin önemli bir merkezi olan Loristan, onlarca kadın ozana ev sahipliği yaptı. Kendi dönemlerinde edebiyatın önde gelen isimleri olmalarına rağmen, Loristanlı kadın şairler zamanla unutulmaya başlasa da, eserleri nesilden nesile aktarılarak yaşamaya devam etti. Bazı eserleri yazılı kayıtlara geçirilse de, birçoğu sözlü edebiyat geleneğiyle günümüze ulaştı.
Bu şairler ve eserleri, 10’uncu yüzyıldan bugüne dek ulaşmayı başararak, Kürt edebiyatına yön vermeyi sürdürüyor. Kadınların alışılmışın aksine daha etkili olduğu Loristan Kürt edebiyatında şiir, müzik ve sözlü kültürde derin izler bırakan bu kadın şairlerin hikayelerini derledik.
Celale Xanima Loristanî, kaynaklarda 10’uncu yüzyılın sonları ile 11’inci yüzyıl arasında Loristan’da yaşamış bir kadın şair olarak biliniyor. Celale’nin adı özellikle Yarsanî/Kürt dinsel ve kültürel geleneği içerisinde korunmuş durumda. Kaynaklarda onun şiirler yazdığı, özellikle dörtlükleriyle tanındığı ve müzikle de ilgilendiği aktarılıyor. Bazı anlatılarda Celale Xanima Loristanî, Yarsanî geleneğinin önemli isimlerinden biri kabul edilen Şa Xweşîn’in annesi olarak geçiyor. İnanç söylencelerine göre ilahi bir özle (Hıristiyanlıktaki Meryem Ana figürüne benzer şekilde) babasız hamile kaldığına dair rivayetler ve bu duruma ilişkin duyduğu kaygıları, yakarışları içeren beyitleri günümüze ulaşmıştır.
Ona atfedilen şiirlerden bir bölüm kaynaklarda şöyle aktarılıyor: “Ey kake Reda, siwar dana\ Î fermana ma çi heft esmana\ Xelkê Loristan wezoş mezana\ Paken Celaley Mirza Amana (Ey yol gösterenim. Bu ferman yedi kat gökten geldi. Loristan halkı her ne kadar aksini söylese de, ben Mirza Amana’nın kızı Celale, her zaman pürü pakım)”
Kürt kadın edebiyatının en fazla bilinen isimlerinden biri de Mesture Erdelanî ya da diğer adıyla Mestûre Kurdistanî. 1805’de doğmuş ve 1848’de henüz genç iken hayatını kaybetmiştir. Rojhilat Kürdistan’ın Sîne kentinden olan Mestûre Kurdistanî yalnızca şiirleriyle değil, tarih yazmakla da öne çıkan bir isim. Kürt kadın şairleri arasında önemli figürlerden biri olarak kabul ediliyor. Mesture Kurdistanî’nin önemi yalnızca kadın olmasıyla sınırlı değil. Kadınların eğitim ve edebiyat alanlarına erişiminin sınırlı olduğu bir dönemde şiir yazması ve tarih kaleme alması, onu döneminin önemli entelektüel figürlerinden biri haline getiriyor.
Kaynaklarda Mesture’nin, Erdelan hükümdarı Hüsrev Han ile evliliğinin ardından edebi faaliyetlerini sürdürdüğü ve çevresinden destek gördüğü aktarılıyor. Şiirlerinde doğa, aşk, ayrılık ve bahar gibi klasik şiirin temaları öne çıkıyor. Ona atfedilen şiirlerden birinde baharın gelişi, çiçekler ve bülbül gibi imgeler kullanılıyor. Mesture Kurdistanî’nin mirasını diğer bazı kadın şairlerden ayıran önemli nokta ise eserlerinin ve hayatının görece daha fazla kayıt altına alınmış olması.
Mesture Kurdistanî’nin adı Kürt edebiyatında görece daha fazla bilinse de aynı dönemlerde yaşayan bazı kadın şairler onun kadar görünür olamadı. Bunlardan biri Cîhan Ara. Kaynaklarda Cîhan Ara’nın 1858’de doğduğu ve 1911’de öldüğü aktarılıyor. Kürt edebiyat tarihine ilişkin çalışmalarda Mesture Kurdistanî’nin yaklaşık çağdaşları arasında yer alıyor. Cîhan Ara, daha az bilinen Kürt kadın şairler arasında gösteriliyor. Cîhan Ara’nın hayatı hakkında bugün bilinenler sınırlı. Şiirlerinin de bütünlüklü bir külliyat halinde günümüze ulaştığını söylemek mümkün değil. Bu yüzden Cîhan Ara sadece unutulmuş bir şair değil, aynı zamanda eserleri günümüze sınırlı biçimde ulaşabilmiş bir şair.
Mîhreban 1858–1905 yıllarında yaşamış ve aynı dönemin daha az bilinen kadın şairlerinden. Cîhan Ara gibi Mîhreban’ın da adı edebiyat tarihi kayıtlarında yer alıyor. Ancak yaşamına ve şiirlerine ilişkin ayrıntılar oldukça sınırlı.
Mîhreban’ın hikayesindeki en dikkat çekici durum ise adının edebiyat tarihinde ön sıralarda kalmasına rağmen şiirlerinin ve yaşamına ilişkin ayrıntıların büyük ölçüde kaybolmuş olması.
Kürt Edebiyatının kadın temsilcileri arasında en çarpıcı isimlerden bir diğeri ise Amîne. Adı Kürt edebiyat tarihindeki kadın şairler arasında geçen Amîne’nin hangi dönem yaşadığı bilinmiyor. Ancak Mesture Erdelan’ın çağdaşları arasında değerlendiriliyor. Şairin doğum ve ölüm tarihlerinin bile kayda geçmemiş olması ise daha büyük bir hafıza sorununa işaret ediyor.
20’inci yüzyıla gelindiğinde karşımıza daha yakın tarihli fakat yine benzer bir unutulma hikayesi çıkıyor. Bu da Xurşîd Xanima Dawaşî’dir. Kimi kaynaklarda Xurşîd Xanima Dawaşî’nin 1902 yılında Rewanser’de doğduğu ve 1966’da hayatını kaybettiği geçiyor. Xurşîd Xanima Dawaşî hakkında en dikkat çekici bilgi ise bir divanın bulunduğuna dair kayıt. Ancak günümüzde divanın kendisi bulunamıyor.
Xurşîd Xanima Dawaşî’ye atfedilen şiirlerden günümüze ulaşan parçalardan birinde hüzün, ölüm, zaman ve doğa imgeleri öne çıkıyor.
11’inci yüzyılda Loristan bölgesindeki Yafteko yöresinde dünyaya gelmiş, klasik Kürt edebiyatının ilk kadın şairlerinden ve müzisyenlerinden biri de Rihan Xanima Lorîstanî. Yarsanizm (Ehl-i Hak) inancının kutsal metni olan Serencam kitabındaki verilere göre, dönemin önemli dini ve edebi figürü Şa Xweşîn (Şah Hoşin) akımından derin bir şekilde etkilenmiş ve onun sadık takipçileri arasında yer almıştır. İç dünyası evrensel yaratıcılığın nuruyla aydınlanmış ve şiirlerinin büyük bir kısmı Şa Xweşîn’e adanmış övgü ve methiyelerden oluşur. Dewrey Şa Xweşîn’de kayıtlı olan ve Rihan Xanım’a atfedilen bazı dizeler günümüze ulaşmıştır; bu dizeler; taşıdıkları eşsiz incelik, duygusal derinlik ve yücelik ile dikkat çeker. Aynı zamanda son derece usta bir tambur icracısı olan Rihan Xanima Lorîstanî’nin şiirlerini sıklıkla bu enstrümanı çalarak seslendirildiği belirtilir.
Rihan Xanima Lorîstanî’nin günümüze ulaşan dizelerinden biri şöyledir:
“Ey kekê Rida, tu tundiya pêla rûbarê Medanî. / Ew rûbarê ku demekê Şa Xweşîn bargeha xwe li qiraxa wî danî bû.
Tu ketî sitayîş û perestişa wî / û paşî te bawerî pê anî û te rêbaza wî pejîrand.
Tu balindeya beyanî, xêza esimananî.
Lîza Xanim veya Lîza Xanima Caf da 11’inci yüzyılda yaşamıştır. Aslen Federe Kürdistan’ın Süleymaniye kentine bağlı Şehrizor bölgesinde dünyaya gelmiş olsa da hayatının önemli bir kısmını Loristan’da geçirmiştir. Kimi kaynaklar Lîza Xanim’ı Şa Xweşîn’in bir takipçisi ve Yari yolunun bir mensubu olarak tanımlar. Lîza Xanim güzel ve büyüleyici şiirleri miras bırakmıştır. Aynı zamanda yetenekli ve usta bir tambur icracısı olan Lîza Xanim şiirlerin tambur eşliğinde seslendirirdi.
Lîza Xanim’in bir şiiri ise şu şekilde:
“Ey Heyderê cewhernas, /maweyekê ez di eyneyê de bûm
û ez di nava gêjitiya tavgeha wê avahiyê de dijiyam. /Naha ji min re dibêjin ey keça Caf,
di vê tu qebaleya sir û raza Yarî / ku di nava çîyayê Mesaf de ye bînî.
Dayê Xezana Serketî; Kürt edebiyatı tarihinin bilinen en eski kadın şair ve filozoflarından biridir. 11’inci yüzyılda yaşamış olan Dayê Xezana Serketî, klasik edebiyat içinde büyük öneme sahip bir şahsiyet olarak kabul edilir. Küçük yaşlardan itibaren okumaya ve yazmaya ilgi duymaya başladı. Zor koşullarda yaşamasına ve babasını kaybetmesine rağmen annesi tarafından eğitilerek okuma-yazma öğrendi. Henüz genç yaştayken ilgisini Kürt edebiyatı ve sanatına yöneltti. Pek çok şiir kaleme aldı. İçinde bulunduğu toplumun maruz kaldığı baskıları ve çektiği sıkıntıları şiirleriyle dile getirdi. Annesinin öğrencisi olarak Zerdüşt inancıyla yetiştirildi. Başlangıçta Zerdüştlüğün temsilcilerinden biri olarak ortaya çıkan Babe Nawûsê Serketî’ye karşı çıkmış olsa da, onun Yarsan/Yarî inancını benimsemesinin ardından kendisini destekledi ve bu felsefenin halk arasında yayılması için çaba gösterdi. Dayê Xezan, Serketî köyünde vefat etti ve orada toprağa verildi. Ne yazık ki şiirlerinin birçoğu kayboldu, ancak bazıları Babe Nawûsê Serketî’nin kitabında kayıt altına alınmış ve günümüze kadar ulaşmıştır. Şiirleri büyük ölçüde Yarî yoluna dayanmaktadır.
Fatime Loreya Goranî, Kürt edebiyatının seçkin ve önemli şahsiyetlerindendir. Aslen Lorestanlı olan Fatime Lorey, Lorestanlı Baba Lori’nin kızıydı ve Goran halkının Birîşah aşiretine mensuptu. Fatime Loreya Goranî, 5’inci yüzyılda Hemdedan’da dünyaya geldi. Baba Tahir-i Hemedani’ye gönülden bağlı bir aşık olarak, sevgisini Kürdistan’ın toprağına işlemiş; Baba Tahir’e duyduğu aşkla şiirleri harmanladı. Baba Tahir’in çevresinde yer alarak manevi hakikatin izini sürmüştür. Baba Tahir de aynı bağlılığı paylaşıyor ve birlikteliklerinin resmileştirilmesini Şa Xweşin’den talep ediyordu. Aynı zamanda Şa Xweşin’in bir destekçisi olan Fatime Lorey, ilahi aşk yolunda yürümüş ve hayatını, Baba Tahir ile paylaştığı inanca ve aşka adamıştır. Fatime Loreya Goranî bir şair, bir sanatçı ve toplumun öncüsü bir isimdi. Vefatının ardından Baba Tahir-i Uryan’ın yanı başında toprağa verildi. Fatime Lorey, şiirlerini topluluk içinde ve meclislerde seslendiren yetenekli bir şair ve tembur sanatçısıydı.
Kendisi, Derzyanî Yusuf Beg’in kızıdır. Dayê Tewrêza Hewramî 8’inci yüzyılda Derzyanî köyünde dünyaya gelmiştir. Dayê Tewrêza Hewramî içinde bulunduğu toplumda şiirleriyle tanınır ve saygı duyulurdu. Eğitimli ve kültürlü bir kadın olan Dayê Tewrêza Hewramî doğa ile insanı bir uyum içinde tasvir etmiştir. Aynı zamanda son derece yetenekli bir tambur sanatçısıydı. Zerdüştlük felsefesini benimsemiş ve şiirlerinde de Yarsan/Yarî felsefesinin izlerine rastlamak mümkün.
Yay Hebîbeya Şehrizorî 1282–1348 yılları arasında yaşamış Kürt şair, dengbêj ve bilge bir kadındır. 13’üncü ve 14’üncü yüzyılın öncü kadınlarından biri olarak, klasik Kürt edebiyatı tarihinde ve özellikle Yarsanlık (Ehl-i Hak) inancında çok önemli bir yere sahiptir. Yay Hebîbeya Şehrizor bölgesinde doğup büyümüştür. Kürdistan’ın özellikle Loristan ve Hewraman bölgelerinde, kadın şairlerin şiirlerini müzik aletleri tambur ve saz eşliğinde canlı olarak seslendirdiği bir dönemde yaşamıştır. Yay Hebîbeya Şehrizorî Eserlerini saz ve tanbur eşliğinde okuyan bir şair olarak tanınır. Şiirlerinde daha çok tasavvuf, dini kutsallık, derin bir sevgi ve Kürdistan doğasının güzelliği gibi temalar öne çıkar.
Nazdar Xatûna Şirazî, 13’üncü yüzyıl ile 14’üncü yüzyıl arasında yaşamış, Kürt edebiyatı ve klasik şiir tarihinin bilinen en eski ve önemli Kürt kadın şairlerinden biri olarak anılır. Nazdar Xatûna Şirazî dönemin tasavvuf ve mistisizm akımlarından etkilenmiş, şiirlerini ağırlıklı olarak Kürtçenin Goranî lehçesiyle kaleme almıştır. Şiirlerinde felsefi, ilahi aşk ve tasavvufi temaları işlemiştir. Klasik Kürt edebiyatı ders kitaplarında ve edebi antolojilerde, Xatûn Dayrakî Razbar gibi isimlerle birlikte erken dönem Kürt kadın edebiyatının öncü temsilcileri arasında zikredilir.
Xatûn Dayrakî Razbar 13’üncü yüzyılın ortaları ile 14’üncü yüzyılın ilk yarısı arasında yaşamış, Kürt edebiyatı ile Yarsanilik inancında çok büyük öneme sahip kadın bir dini önder, bilge ve şairdir. Xatûn Dayrakî Razbar Yarsanilik/Ehl-i Hak inancının kurucusu ve en büyük kutsal figürü kabul edilen, bazı yönleriyle Hacı Bektaş-ı Veli ile benzeştirilen Sultan İshak’ın (Sultan Sohak) annesidir. Yarsani inancında ilahi bir gücü (meleği) temsil eder. Ehl-i Hak inancında Tanrı’nın yeryüzündeki yedi kutsal tecellisinden biri ve hakikatin sırrı olarak kabul edilen tek kadın figürdür. Yaşadığı dönemde toplumsal sorunları çözen, sağduyusu ve bilgeliği ile Yarsani toplumuna yön veren güçlü bir lider olarak tanımlanır. Oğluna yönelik komploları boşa çıkardığı anlatılır. Goranî ve Lorî lehçelerinde şiirler yazmış, ezgiler söylemiştir. Eserlerini dergahlarda ve cemevlerinde müzik eşliğinde icra eden ilk önemli kadın mistik Kürt şairlerdendir.
Nergiz Xanima Şehrizorî 14’üncü yüzyılda yaşamış çok önemli bir Kürt kadın şair ve dini figürdür. Kürt edebiyatı tarihi ve özellikle Yarsanizm (Ehl-i Hak) inancı açısından oldukça istisnai bir yere sahiptir. Mela Şukrullah’ın kızı olduğu ve 18 yaşında Abidînî Caf ile evlendiği bilinmektedir. Yarsan inancındaki kutsal metinleri kaleme alan veya seslendiren kadın şairlerdendir. Yarsanizm inancında kadın ve erkek eşit görüldüğü için kadınların söylediği dini/felsefi kilamlar da kutsal kabul edilir. Yarsan metinlerindeki kadın şairler genellikle kilamlarını Goranî lehçesiyle söylemişken, Nergiz Xanima Şehrizorî kilamlarını Soranî lehçesiyle dile getirmiştir. Soranî edebiyatının başlangıcı normalde 19’uncu yüzyıl olarak kabul edilse de, Nergiz Xanima Şehrizorî’nin 14’üncü yüzyıla ait bu eserleri, Soranî lehçesindeki yazılı edebi mirasın çok daha eskilere dayandığını kanıtlayan tarihi birer belge niteliğindedir.
Xatun Zerbanûya Derzyanî, 14’üncü yüzyılın başlarından 1440 yılına kadar klasik Kürt edebiyatı ve Yarsan inanç kültürünün erken dönemlerinde yetişmiş önemli bir kadın şair, dengbêj ve bilgedir. Tarihsel kaynaklarda Kürtçenin Goranî lehçesinde eserler üreten ilk kadın şairler arasında kabul edilir. Rojhilat Kürdistan’ının Hewraman bölgesinde yer alan tarihi Derzyanî köyündendir. Toplumsal sorunları çözen bilgeliği, entelektüel duruşu ve rehberlik edici kimliğiyle tanınır. Xatun Zerbanûya Derzyanî, yazdığı felsefi ve mistik şiirleri dergah ve cemevlerinde saz eşliğinde seslendirmiştir.
Semen Xanima Dewdanî, Kürt edebiyatı ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan, 16’ıncı yüzyılda bazı kaynaklara göre ise 17’inci yüzyılın başlarında yaşamış öncü kadın şair, aşık ve mutasavvıftır. Kürt dili ve edebiyatının en eski kadın temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Semen Xanima Dewdanî dönemin önemli mutasavvıflarından biri olan Baba Celîlî Dewdanî’ye bağlanmış ve ondan manevi eğitim almıştır. Eserlerini ağırlıklı olarak tasavvufi ve mistik bir neşeyle, dönemin yaygın edebi geleneğine uygun olarak saz ve söz eşliğinde dile getirmiştir. Şiirlerinde ve düşünce dünyasında, Yarsanilik inancı ve Zerdüştlük kültürünün derin izleri ile bu geleneklerin edebi yansımaları görülür.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.