Kadın ve kız çocuklarını hedef alan dijital şiddet, ekranla sınırlı kalmayıp kadınların tüm yaşamını kuşatıyor. Avukat Berivan Orhan, bazı dosyalarda 50’ye yakın kadına ait fotoğrafın aynı faillerin elinde bulunduğunu belirterek, bu duruma karşı örgütlü mücadele çağrısı yaptı.
Bir mesajla başlayan tehditler, ele geçirilen bir fotoğrafla sürdürülen şantajlar ve kişisel bilgilerin yayılmasıyla sanal medya üzerinden kadınlara yöneltilen dijital şiddet giderek artıyor. Şiddete maruz bırakılan kadınlar, ailelerinin duymasından, toplum tarafından damgalanmaktan ve başvurularının sonuçsuz kalmasından derin endişe duyuyor.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Berivan Orhan, dijital şiddetin sanal dünyayla sınırlı olmadığını, kadınların bütün yaşamını olumsuz etkilediğini vurguladı. Orhan, “Dijital şiddet, kadınların hayatına gerçekten zarar veren, kimi zaman bütün yaşamlarına mal olan bir şiddet türüdür” diyerek, Mardin’de en çok şantaj, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilip yayılması vakalarıyla karşılaştıklarını ifade etti.
Dijital şiddet vakalarının özellikle Mardin’in Mazıdağı ve Derik kırsalında yoğunlaştığını aktaran Orhan, ilkokul çağındaki çocuklara yönelik ciddi saldırılar olduğuna dikkat çekti. “Kadınların ve kız çocuklarının bazen özel, bazen de gündelik fotoğrafları ele geçiriliyor. Bu fotoğraflar üzerinden tehdit edilen kız çocukları ve kadınlar çeşitli taleplere zorlanıyor. Şantaj, istismara kadar varabiliyor” diyen Orhan, Derik’te kız çocuklarının yaşamına son verdiği bazı olayların arka planında şantajın bulunabileceğini düşündüklerini dile getirdi. Bu iddiaların ciddiyetle ve etkin biçimde araştırılması gerektiğini kaydetti.
İnceledikleri soruşturma dosyalarının dijital şiddetin tekil olaylardan ibaret olmadığını ortaya koyduğunu söyleyen Orhan, örgütlü yapılara işaret ederek şunları kaydetti: “Artık tek bir failden ya da şiddete maruz bırakılan tek bir kadından söz etmiyoruz. Bazı faillerin elinde 50’ye yakın kadın ve kız çocuğuna ait fotoğraf bulunduğunu, bu fotoğrafların gruplarda dolaştırıldığını görüyoruz. Kadınlar ve kız çocukları bu yolla istismara ya da faillere maddi çıkar sağlamasına zorlanıyor.”
Dijital şiddetin okulların yanı sıra hastane, adliye ve diğer kamu kurumlarına kadar yayıldığını belirten Orhan, “Bu şiddet kadını kamusal alandan çıkararak eve hapsetmeyi amaçlıyor. Sanal medyadan gönderilen bir mesaj gibi görülebilir ama kadın için o tehdit ekranda kalmıyor. Dışarı çıktığında defalarca arkasına bakıyor, sosyalleşmekten ve yaşadıklarını bir başkasıyla paylaşmaktan çekiniyor. Bütün hayatını korkuyla yaşamaya başlıyor” ifadelerini kullandı.
Kadınların yaptığı suç duyurularında etkin soruşturma yürütülmediğini ifade eden Orhan, birçok dosyanın “IP adresine ulaşılamadı” gibi gerekçelerle takipsizlikle sonuçlandırıldığını dile getirdi. Orhan, hukukçuların, sendikaların ve kadın örgütlerinin dahil olduğu dosyalarda ancak sürecin ilerletilebildiğini vurgulayarak, “Doğrudan kolluğa veya savcılığa yapılan başvurulara baktığımızda yüzde 90 oranında takipsizlik kararı verildiğini görüyoruz. Failler serbest kalıyor ve başka kadınlara yönelik tehdit ile şantajı sürdürüyor. Bu haliyle ortaya konulan cezasızlık politikası failleri cesaretlendiriyor” dedi.
Şiddete maruz bırakılan kadınlara yöneltilen “Neden başvurmadın?” sorusunun da kadınları suçlayan yaklaşımın bir parçası olduğunu vurgulayan Orhan, asıl olarak kadınları sessizliğe iten koşulların sorgulanması gerektiğini belirtti.
Kadınların çoğu zaman failden önce ailelerinin duymasından ve toplumda damgalanmaktan korktuğuna değinen Orhan, bu tarz durumlarda toplum tarafından önce kadınların yargılandığını ve bu nedenle de kişilerin başvuru yapmaktan kaçındığını söyledi.
Son olarak dijital şiddete karşı okullardan ve kırsal mahallelerden başlayarak bilinçlendirme çalışmaları yürütülmesi gerektiğini belirten Orhan, kadınlara başvuru mekanizmalarının anlatılması gerektiğini ifade etti. Orhan, ÖHD olarak tüm kadın ve kız çocuklarına “Buradayız, yalnız değilsiniz” diyerek şantaj ve tehdide karşı örgütlü mücadele etme çağrısı yaptı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.