Batman’ın Gültepe Mahallesi’nde yaşayan Işık ailesi, aynı apartmanda komşuları olan polis memuru B.N. ve ailesinin saldırısına uğradı. Polis B.N. ve ailesi, Işık ailesi fertlerini darp ederek telefonlarına zorla el koyarken, ayrımcı ifadelerle tehditler savurdu. Saldırı anları cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken, İrem Işık’ın parmağının kırıldığı ve diğer aile fertlerinin vücutlarında morluklar oluştuğu belirtildi. Olay sonrası Işık ailesi, İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvurarak hukuki destek talebinde bulundu.
İrem Işık, polis B.N. ve ailesinin kendilerine yönelik saldırılarının ilk olmadığını, daha önce de benzer durumlar yaşadıklarını ifade etti. Işık, bu husumetin özellikle Kürtçe konuşmalarından kaynaklandığını dile getirdi. Son olayın ise işe gitmek için evden çıktığı sırada apartmanın asansöründe meydana geldiğini anlattı. Işık’ın beyanına göre, polis memurunun eşi tarafından tehdit edildikten sonra kızı ve oğlu tarafından fiziksel saldırıya uğradı. İrem Işık, olayı şu sözlerle aktardı: “İşe gitmek için hazırlanmıştım. Asansöre binmek için beklerken, polis memurunun oğlu da asansöre bindi. Annesi onu çekerek bana ‘yallah, siz pazar günü göreceksiniz’ diyerek tehdit etti. Ardından kızı omzumdan tutup beni asansörün içine itti. Karşılık vermek zorunda kaldığımda, oğlu bana yumruk attı. Anne ve kızı saçımı çekerken, oğlu beni yumruklamaya başladı. Yardım çığlıklarıma diğer oğlu da gelerek başıma tekme attı.”
İrem Işık, saldırı anında ailesinin de olay yerine gelerek kendisini kurtarmaya çalıştığını ancak annesi ve kardeşlerinin de saldırıya uğradığını belirtti. Polis memurunun kızının “Benim babam polis, sizi öldürecek. Siz bekleyin” şeklindeki tehditlerini aktaran Işık, olay yerine gelen polis memuru B.N.’nin de kendisini darp ettiğini söyledi. Işık, olay sırasında video çekmeye çalıştığında, polis memurunun oğlunu çağırarak telefonuna el koydurduğunu ve ardından kendisinin asansör içinde kafasına, boynuna ve sırtına darbeler aldığını ifade etti. Saldırı sonucunda kolunda morluk, sağ elinde doku zedelenmesi oluştuğunu ve gözünün kanadığını belirten İrem Işık, aldığı darbeler nedeniyle olayın bazı kısımlarını hatırlayamadığını dile getirdi.
Saldırı sırasında İrem Işık ve kız kardeşinin telefonlarına da el konuldu. İrem Işık’ın telefonu daha sonra kendisine iade edilirken, kız kardeşinin telefonu polis memurunun ailesinin evinde kaldı ve henüz geri verilmedi. Işık, verdikleri ifadelerde telefon kayıtlarının (HTS) incelenmesinin talep edildiğini aktardı.
Olay sonrası hastaneye götürülen Işık ailesi fertleri, işlemlerin ardından ifade vermek üzere karakola gitti. Burada İrem Işık’ın babası, ifade vermeden önce göğüs sıkışması ve nefes darlığı şikayetleriyle kalp krizi geçirdi. İrem Işık, annesinin polis memurlarından ambulans çağırmasını ısrarla talep etmesine rağmen, ambulansın çağrılmasında gecikme yaşandığını belirtti. Hastanedeki doktorların, babasının yaklaşık iki saattir kriz geçirdiğini ifade ettiklerini aktardı.
Işık ailesi, yaşadıkları saldırı ve tehditler üzerine İHD ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarına başvurdu. Avukatlar, olayın takipçisi olacaklarını ifade etti. İrem Işık, şikayetlerinden vazgeçmeyeceklerini ve olayın sonuna kadar peşini bırakmayacaklarını vurgulayarak, kendi topraklarında anadilini konuşma hakkına yönelik engellemelere karşı hak arayışlarını sürdüreceklerini belirtti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.