Van Demokratik Kurumlar Platformu, Van ve Diyarbakır başta olmak üzere Kürdistan ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen gözaltı dalgasını protesto etti. Kent meydanında bir araya gelen kitleye platform üyelerinin yanı sıra siyasi parti ve demokratik sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Platform, “Halkımızın hassasiyetlerinin gözetilmesi, bu süreçte bu yanlış politikadan dönülmesi temel talebimizdir” mesajını verdi.
Açıklamada ortak basın metnini okuyan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van il yöneticisi Ümit Gül, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ardından gerçekleştirilen gözaltı ve baskınların kabul edilemez olduğunu belirtti. Gül, “Tüm bu adımlar geçmişte yaşanan acıların bir kere daha yaşanmaması ve onurlu bir barışın toplumsallaşması amacıyla atıldı. Kürt meselesinde çözümsüzlükte ısrarın ve 50 yılı aşan çatışmalı sürecin yaşattığı toplumsal, ekonomik, psikolojik ve siyasal kayıpları durdurma ve onurlu bir barışı inşa etme tüm tarafların sorumluluğundadır” diye konuştu.
Taziyelerin bahane edilerek yapılan gözaltıların kabul edilemeyeceğini vurgulayan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Acıların paylaşılması, halkın taziyelerini kendi kültürüne göre kurması, ortak özgür bir gelecek için herkesin buna saygı göstermesiyle mümkün olacaktır. Halkın kendi evlatlarını anması başkalarının acısını görmezden gelmek anlamına gelmediğini, aksine artık hiçbir canın toprağa düşmemesi anlamına geldiğini herkes bilmelidir. Dün ve bugün Diyarbakır ve Van’da yaşanan gözaltılar sürece yaklaşımda her kesimin aynı tutum içinde olmadığını göstermektedir. Bölgemizde halkımızın taziyelere yaklaşımı nettir. İnancımızda taziyelere nasıl yaklaşıldığı bilinmektedir. Halkımız demokratik siyasal mücadelesinde yaşamını yitirmiş, bedel vermiş evlatlarını her zaman sahiplenecek, onlara layık taziyeler kuracak, anılarını yaşatacaktır. Taziyeye katıldıkları iddiasıyla gözaltıların yapılmış olmasını kabul etmiyoruz. Halkımızın hassasiyetlerinin gözetilmesi, bu süreçte bu yanlış politikadan dönülmesi temel talebimizdir.”
Van’da 2 Eylül’de DEM Parti Van Gençlik Meclisi üyesi gençlerin kimliği belirlenemeyen bazı kişiler tarafından kaçırılmaya çalışıldığını hatırlatan Gül, yaşanan girişimin de hukuksuzlukta ısrar olduğunun altını çizdi. Gül, “Çözümün önünü tıkamak isteyen, provokasyon peşinde olan odakların Kürtçe’ye, çeşitli toplum kesimlerinin inançlarına ve değerlerimize yönelik bir saldırı içinde olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Kamu adına bu süreci yürüten kişi ve kurumların bu provokasyonları öngörmesi, tedbirli olması ve tekraren ifade ediyoruz; halkımızın hassasiyetlerini gözetmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Barış sürecinin özenle korunması gerektiğini ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varl da dün gerçekleştirilen kaçırma girişimine değindi. Gençleri kaçırmaya çalışan aracın plakasının sahte olduğunu öğrendiklerini aktaran Varl, “Bizler hassasiyetlerimizi bilerek bu sürece adım attık. Bu yapılanlar sürece dönük provokasyonlardır. Taziyelerimize dönük tahammülsüzlüğü kabul etmiyoruz. Biz Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, Çerkes’i hiç fark etmez tüm milletler için bu barışı sağlayacağız. Barış ne olursa olsun bu topraklara gelecektir” diye konuştu.
Açıklama alkışlarla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.