ABD ve İran arasındaki askeri ve siyasi gerilim tırmanırken, stratejik su yollarındaki kriz yeni bir boyuta evriliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaların ardından Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Bab el-Mendeb Boğazı’nda da tansiyon yükseldi.
Hürmüz Boğazı’nda kontrolün İran Devrim Muhafızları’nda olduğu yönündeki açıklamalar ve karşılıklı gemi müdahaleleri sürerken, bir hamle de Yemenli Husilerden geldi. Yemen’in başkenti Sana’yı kontrol altında tutan Husiler, Suudi Arabistan gemilerine yönelik deniz ambargosu ilan etti. Husi Askeri Sözcüsü Yahya Saree, bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte stratejik boğazın Suudi Arabistan trafiğine kapatıldığını duyurdu.
Bab el-Mendeb Boğazı’ndaki bu gelişme, bölge ülkeleri ve uluslararası aktörler tarafından tepkiyle karşılandı. Körfez İşbirliği Konseyi, Husilerin bu adımını sorumsuzluk olarak nitelendirerek kınadı ve uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün gibi ülkeler de yayınladıkları bildirilerle Suudi Arabistan’ın güvenliğine ve deniz seyrüsefer özgürlüğüne vurgu yaparak tam desteklerini açıkladı.
Krizin küresel ticaret ve enerji arzına etkileri tartışılırken, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan da açıklama geldi. Husilerin kararını provokasyon olarak nitelendiren Londra, bu adımın bölgesel istikrarsızlığı artıracağı uyarısında bulundu.
Yemen’in Aden merkezli hükümeti ise krizi İran’ın bölgesel stratejileriyle ilişkilendirdi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Mustafa Naaman, İran’ın Yemen üzerinden zorla yeni cepheler açmaya çalıştığını savundu. Naaman, Husilerin eylemlerini korsanlık olarak değerlendirirken, bölgedeki tüm aktörlerin hedef alındığını öne sürdü.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.