Trabzon’un Hayrat, Sürmene, Maçka ve Çaykara ilçelerinde artan maden arama, taş ocağı ve Hidroelektrik Santral (HES) projelerine karşı ekoloji örgütleri ve demokratik kitle örgütleri kitlesel bir eylemle tepki gösterdi. Trabzon Emek ve Demokrasi Güçleri ile Derelerin Kardeşliği Platformu tarafından Meydan Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında, bölgedeki ekolojik yıkıma karşı topyekun bir mücadele yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
“Yaşam alanlarımıza, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz” ve “Sömürge madenciliğine hayır, ihaleler iptal edilsin” pankartlarının açıldığı açıklamada, sık sık “Trabzon satılık değildir” ve “Derelerimizi, yaylalarımızı, ormanlarımızı savunuyoruz” sloganları atıldı.
Kitle adına konuşan Eğitim Sen Trabzon Şubesi Başkanı İbrahim İkinci, Karadeniz’in doğasına yönelik saldırıların giderek arttığını ifade etti. Dağların ve su kaynaklarının sermaye gruplarına peşkeş çekilmek istendiğini belirten İkinci, kolluk gücü baskısıyla yaşam alanlarına müdahale edildiğini söyledi. İkinci, “Hiçbir hukuk tanımadan dağlarımıza çökmek istiyorlar. Bu ülkenin gerçek sahiplerinin kim olduğunu bir kez daha haykırmak için buradayız” dedi.
Derelerin Kardeşliği Platformu adına açıklama yapan Şener Şengün ise özellikle Araklı Karadere Vadisi’ni etkileyen maden projelerine dikkat çekti. Limak Holding bünyesindeki Altınordu Maden firmasının, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan hukuksuz bir şekilde sondaj çalışmalarına başladığını belirten Şengün, valiliğe verilen basit bir dilekçeyle yolların açılıp derin sondajların yapılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Taş ocaklarının ve maden projelerinin Trabzon’un genelinde geri dönülmez tahribatlar yarattığını ifade eden Şengün, meselenin artık yerel bir sorun olmaktan çıkıp kentin tamamına yönelik örgütlü bir doğa talanına dönüştüğünü söyledi. Şengün, “Araklı’nın sorunu yalnızca Araklı’nın değildir; Hayrat, Sürmene, Maçka ve diğer tüm ilçelerimizin sorunu ortaktır. Bir vadinin kaybetmesi, bütün Trabzon’un kaybetmesidir. Hiçbir holding halkın yaşam hakkından daha büyük değildir. Doğamızı sermayenin kâr alanı olarak gören anlayışa teslim olmayacağız” diye konuştu.
Eylem, vadileri ve yaşam alanlarını savunma kararlılığıyla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.