Van’da yaklaşık 1 milyonluk nüfusa rağmen sağlık hizmetlerine erişim her geçen gün zorlaşıyor. Kentte yalnızca bir devlet hastanesi, iki özel hastane ve iki ağız ve diş sağlığı merkezi bulunurken, mevcut ek hizmet binalarının ise birer birer kapatılması halkı mağdur ediyor.
Van, sadece kendi nüfusuna değil, aynı zamanda Bitlis, Muş, Hakkari ve Ağrı gibi çevre illere de sağlık hizmeti sunan bir merkez konumunda. Ancak sağlık altyapısındaki yetersizlikler, randevu alamama ve uzun bekleme süreleri nedeniyle yurttaşlar temel sağlık hakkından mahrum kalıyor.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Van Temsilciliği başvuru hekimi Hüseyin Yaviç, kentteki sağlık krizine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaviç, doktor yetersizliği nedeniyle Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu almanın neredeyse imkansız hale geldiğini, randevu sürelerinin bazen bir ayı geçtiğini vurguladı. Türkiye’de uygulanan sağlık politikalarının sorunları derinleştirdiğini belirten Yaviç, kişi başına düşen hekim sayısının yetersizliğine ve hekimlerin yurt dışına gitmeyi tercih etmesine dikkat çekti.
Yaviç, mevcut sağlık tesislerinin talebi karşılamaktan uzak olduğunu, buna rağmen ek hizmet binalarının kapatılmasının krizi daha da tırmandırdığını ifade etti. İskele Caddesi’ndeki ek binanın da kapatılacağı bilgisini paylaşan Yaviç, kentin farklı noktalarında yeni tesislerin kurulması gerekirken var olanların kapatılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Özellikle çocuk acil ve kadın hastalıkları polikliniklerinin merkezdeki hastanelerde bulunmaması, ulaşımdaki zorluklarla birleşince sağlık hakkına erişimi engelliyor.
Sağlık sistemindeki en önemli engellerden birinin de anadilde hizmet eksikliği olduğunu belirten Yaviç, anadilde hizmet verilmemesinin teşhis ve tedavi süreçlerini geciktirdiğini vurguladı. Kendini ifade edemeyen hastaların doğru tedaviye ulaşamadığını belirten Yaviç, bu durumun ciddi bir hak ihlali olduğunu dile getirdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.