enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,0353
EURO
55,2195
ALTIN
6.584,76
BIST
12.249,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C

17 Ağustos’un Yıldönümünde TMMOB’dan Uyarı: Deprem Değil Kamusal Sorumluluktan Uzak Politikalar Öldürür

17 Ağustos’un Yıldönümünde TMMOB’dan Uyarı: Deprem Değil Kamusal Sorumluluktan Uzak Politikalar Öldürür
17 Ağustos 2026 14:18
A+
A-

Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, geçmişteki büyük yıkımlardan ders çıkarılarak olası yeni depremlere karşı acilen bilimsel ve kamusal önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği, yüz binlerce insanın geleceğini etkileyen 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümünde önemli uyarılarda bulundu. Açıklamada, yaşanan büyük afetin Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi açısından tarihsel bir dönüm noktası olduğu hatırlatıldı.

Afetlerin Nedeni Bilim Dışı Politikalar

Depremin üzerinden geçen uzun yıllara rağmen deprem hazırlıklarının yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, depremin doğal bir süreç olduğu ancak bunun büyük afetlere dönüşmesinin insan eliyle yaratılan koşulların bir sonucu olduğu ifade edildi. İstanbul için durumun son derece ciddi olduğu belirtilen açıklamada; kentin yapı stoku, zemin koşulları, ulaşım altyapısı ve afet sonrası müdahale kapasitesi açısından büyük eksikliklerin sürdüğü vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm Rant Aracı Olmaktan Çıkarılmalıdır

Depreme dayanıklı bir kentin ancak bilimsel ve bütüncül bir afet yönetimiyle mümkün olacağı belirtilerek şu çözüm önerileri sıralandı: Kentsel dönüşüm uygulamaları, rant ve yoğunluk artırma aracı olmaktan acilen çıkarılmalı, temel hedef can güvenliği ve risklerin azaltılması olmalıdır. Deprem sonrası kullanılacak toplanma ve barınma alanları imara açılmamalı, bu alanların altyapısı şimdiden hazır hale getirilmelidir.

Açıklamada ayrıca, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve meslek odaları arasında kurumsal bir işbirliğinin sağlanması gerektiği, afet risklerinin azaltılması çalışmalarında toplumun bilgi alma ve karar süreçlerine katılım hakkının güvenceye kavuşturulması gerektiği ifade edildi.

Deprem Değil Politikasızlık Öldürür

Bugün sahip olunan bilimsel birikim ve teknik olanakların deprem zararlarını azaltmak için yeterli olduğu ancak asıl sorunun bilimin karar alma süreçlerine dahil edilmemesi olduğu belirtildi. Açıklama, “17 Ağustos’un yıldönümünde bir kez daha söylüyoruz: Deprem öldürmez; bilimden, mühendislikten ve kamusal sorumluluktan uzak politikalar öldürür” vurgusuyla son buldu.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.