Bitlis merkeze bağlı Kayalıbağ köyü kırsalında 27 Eylül 2009 tarihinde çıkan bir çatışma sonrasında HPG’li olduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve yaşı büyütülerek müebbet hapis cezası verilen Emrah Bayram, 17 yıldır adalet mücadelesi sürdürüyor. 1994 doğumlu olan ve şu an Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Bayram’ın “yeniden yargılama” talebiyle yaptığı son başvuru da mahkeme tarafından reddedildi.
Bayram, cezaevinden gönderdiği mektubunda tutuklandığı süreçten bugüne kadar maruz kaldığı hak ihlallerini paylaştı. Birçok kuruma ve basın kuruluşuna mektup gönderdiğini ancak sesini duyuramadığını belirten Bayram, “Uğradığım haksızlığı duyuramamak zoruma gidiyor” diyerek kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
Gözaltına alındığında henüz 14 yaşında olduğunu ve 3 gün boyunca ters kelepçeli şekilde tutulduğunu belirten Bayram, “Üç gün boyunca insani ihtiyaçlarım için dahi kelepçelerim açılmadı. Savcılığa çıkarılmadan kısa süre önce bana ne olduğunu bilmediğim bir sıvı ve sigara içirdiler. Savcılıkta ifade verirken bayıldım ve gözlerimi hastanede açtım. Kendime geldiğimde nöbetçi asker seruma müdahale etti. Darp raporu alınması engellendi. Götürüldüğüm hastanelerde ‘bir şeyi yok’ denilerek rapor düzenlenmedi” dedi.
Nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak Bitlis Cezaevi’ne gönderildiğini aktaran Bayram, “Yakalandığımda 14 yaşında olduğum için cezaevi girişinde çocuk olarak kaydım yapıldı. Yaklaşık 4 buçuk yıl çocuk koğuşunda kaldım” bilgilerini paylaştı.
Tutuklanmasından bir yıl sonra hazırlanan iddianameyle Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başladığını ifade eden Bayram, yaş tespiti sürecine dair şunları belirtti: “Mahkemenin talebiyle Bitlis Devlet Hastanesi’ne sevk edildim. Orada yapılan incelemede 20 yaşında olduğum iddia edildi. Mahkeme heyeti bu raporu yetersiz bularak beni tekrar sevk etti. İkinci seferde hiçbir test yapılmadan, heyetin istediği doğrultuda 22 yaşında olduğuma dair rapor hazırlandı. Avukatımın itirazı üzerine ailem dinlendi ve adli tıpa sevk edilmem kararlaştırıldı.”
İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiğini belirten Bayram, “İstanbul’da Maltepe Çocuk Cezaevi’ne götürüldüm. Ertesi gün sevk edildiğim ATK’de bilimsel bir test yapılmadı. İlgili doktor adeta bir savcı gibi beni sorguladı. İtiraz edince heyete sevk edildim ancak orada da hiçbir test yapılmadan sözlü olarak 22 yaşında olduğum söylenerek geri gönderildim” dedi.
Yargılama sürecinde Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiğini ve yaşının küçük olması nedeniyle burada da çocuk koğuşunda tutulduğunu vurgulayan Bayram, “12 Eylül 2012’deki karar duruşmasında mahkeme, ATK raporuna dayanarak bana müebbet ve 10 yıl hapis cezası verdi. Farklı cezaevlerinde çocuk sıfatıyla kaydedilmeme ve çocuk koğuşunda kalmama rağmen mahkeme bu somut durumu görmezden geldi” diye konuştu.
Cezaevinde ailesini kaybettiğini ifade eden Bayram, “Çocukluğum ve gençliğim cezaevinde geçti. 17 yıldır cezaevi cezaevi sürgün ediliyorum. Bitlis, Muş, Tekirdağ, Patnos ve Erzincan cezaevlerinde kaldım. Annem ve babam vefat etti ancak cenazelerine katılmama izin verilmedi. Hukukun yerini bulmasını istiyorum” çağrısında bulundu.
Emrah Bayram’ın davasında karar veren Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri, 15 Temmuz 2016 askeri kalkışması sonrası “FETÖ” soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edildi. Kararda imzası bulunan savcı Mehmet Ali Canavcı, üye hakim Ahmet Ödül ve mahkeme başkanı Behçet Aşılar, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından görevden alınan isimler arasında yer aldı.
Yargılamadaki hukuksuzluklar üzerine 3 Aralık 2021’de Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yaş düzeltme davası açıldı. Başvuruda Bayram’ın çocukluk fotoğrafları, okul belgeleri ve aile nüfus kayıtları mahkemeye sunuldu.
Dava sürecinde Patnos Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Bayram hakkında hazırlanan 3 Şubat 2022 tarihli Sağlık Kurulu raporunda, kemik yaşının o dönem itibarıyla bilimsel olarak 30 olduğu oy birliğiyle tespit edildi. Ancak yerel mahkeme, ceza davasında verilen yaş kararının kesin hüküm niteliğinde olduğunu savunarak başvuruyu reddetti.
Kararın istinaf mahkemesi tarafından onanmasının ardından avukat Derya Yıldırım, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Aynı zamanda karar verici konumdaki yargı mensuplarının ihraç edilmiş olması ve yeni bilimsel sağlık raporu doğrultusunda Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeniden yargılama talebiyle başvuru yapıldı. Ancak mahkeme, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını ileri sürerek bu talebi de reddetti. Avukat Yıldırım, ret kararına karşı Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.