Mardin’in Mazıdağı Belediyesi, 10 yıl önce kayyım tarafından faaliyetleri durdurulan kültür-sanat merkezini, hukuki mücadelenin ardından Medya Kültür ve Sanat Merkezi adıyla yeniden hizmete açtı. Çiyayê Mazî Kültür ve Sanat Merkezi olarak faaliyet yürüten ve 2016 yılında belediyeye atanan kayyım tarafından kapatılan bu merkez, uzun bir aranın ardından yeniden sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak.
Kayyım, kültür merkezi olarak kullanılan binayı 5 Ekim 2023 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne 20 yıllığına bedelsiz olarak tahsis etmişti. Ancak 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetiminin belediyeyi devralmasının ardından, belediye meclisi 5 Temmuz 2024 tarihinde oy çokluğuyla bu tahsis kararını iptal etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, belediye meclisinin aldığı bu kararın “hukuka aykırı” olduğunu, taşınmazın halihazırda kütüphane olarak işletildiğini ve tahsisin kaldırılmasına yönelik hiçbir gerekçe bulunmadığını ileri sürerek, kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle idare mahkemesine başvurdu. Başvuruyu değerlendiren Mardin 3’üncü İdare Mahkemesi, 25 Mayıs 2025’te binanın yeniden belediyeye tahsis edilmesi ve yapılan tahsisin iptaline karar verdi. Bu karar, merkezin yeniden açılmasının önünü açtı.
Verilen hukuk mücadelesi sonucunda kayyım tarafından durdurulan çalışmalar, Medya Kültür ve Sanat Merkezi ile yeniden canlandı. Merkezde gitar, bağlama, erbane, piyano ve tiyatro eğitimleri verilerek çocuklar ve gençler sanatla buluşturuluyor. Merkezin eğitmenleri Selda Taş ve Hogır Çelik, ilçenin kültür-sanata duyduğu özlemi ve yeniden başlayan çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Selda Taş, Çiyayê Mazî Kültür ve Sanat Merkezi’nin kayyım tarafından kapatılmasının ardından uzun süre kültür-sanat çalışmalarının yapılamadığını belirterek, “Bizler geldiğimiz zaman mevcut kültür yerimiz kayyım tarafından Milli Eğitim’e hibe olarak verilmişti. Bu yüzden kullanabileceğimiz bir alanımız da yoktu. Bu yüzden de kültür ve sanat çalışmalarımızı sokaklarda, mahallelerde ve festivallerde yapabiliyorduk. Mahallelerde tiyatro oyunları sergiliyor, boyama çalışmaları yapıyorduk. Yaklaşık 6 aydır da burada çalışmalarımızı yürütüyoruz. Halk gerçekten kültür ve sanat çalışmalarını özlemişti. Bu çalışmaların yürütülmesi için sürekli bize başvuruyorlardı. Tiyatro oyunları sergilediğimizde de bu talebi görebiliyorduk. Her çalışmadan sonra yurttaşlar yanımıza gelip merkezin ne zaman açılacağını soruyordu” dedi.
Kültürün yalnızca giyim ve kuşamdan ibaret olmadığına dikkat çeken Selda Taş, “Kültür bir halkın tarihidir, geçmişi ve geleceğidir. Bunun için kültür ve sanat çok önemlidir. Kürt kültür ve sanatı tarih boyunca hep yok edilmek istendiği gibi yaklaşık on yıl boyunca da kayyımlar böyle yerleri özellikle kapatarak insanları kendi kültürlerinden ve sanatlarından uzak bırakmak istediler. İleride çalışmalarımızı daha da genişleteceğiz. Dengbêj geceleri düzenleyeceğiz. Kırsal mahallelerde olup eğitimlere gelemeyenler için de mahalleleri gezerek eğitimler vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Merkezde müzik eğitimi veren Hogir Çelik ise kurslara yoğun başvuru olduğunu, katılımcıların çoğunluğunu 12-15 yaş grubundaki çocukların oluşturduğunu söyledi. Öğrencilerin önemli bir bölümünün kendilerine ait enstrümanlarının bulunmadığını belirten Çelik, “Biz elimizden geldiğince temin ediyoruz ancak onların daha sağlıklı çalışabilmelerini istiyoruz. Şu an eğitimlerimizin başlangıç aşamasındayız ancak zamanla daha fazla ilerleme kaydedeceğimize eminim. Çünkü buraya gelen çocukların hepsi büyük bir heyecan ve hevesle derslere katılım sağlamaktadırlar. Öğrencilerimize bunu bir meslek olarak kazandırmayı hedefliyoruz. Kürt kültür ve sanatı, geçmişin tozlar altında kaybolmasını önlediği gibi geleceğimizi de bize hatırlatıyor. Bunun için çok önemlidir” şeklinde konuştu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.