İnsan Hakları Derneği (İHD) Eski Genel Başkanı ve hukukçu Yusuf Alataş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kürt hareketinin demokratik ve hukuki zeminde siyaset yapma kararının önceki geçici ateşkeslerden farklı olduğunu belirten Alataş, bu durumun Türkiye açısından tarihi bir fırsat olduğunu vurguladı. Alataş, “Bu fırsatın kesinlikle değerlendirilmesi gerekir” dedi.
Barış mücadelesinin demokratik ve yasal zeminde sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Alataş, ortaya çıkan bu tarihi fırsatın kaçırılmaması gerektiğini ifade etti. Alataş, “Bunca yıldır yaşanan acılardan, ölümlerden ve şiddetten sonra böyle bir noktaya gelinmiş olması bir fırsattır. Başta devlet yetkilileri ve iktidar olmak üzere tüm kurumların bunu reddetme lüksü olamaz” diye konuştu.
Çerçeve yasanın hukuki açıdan sürecin ilk adımı olduğunu kaydeden Alataş, yasadaki eksik ve yanlışlara rağmen taşıdığı anlamın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Alataş, “Bu, kapıyı açan bir yasadır. Tabii ki eksikleri var ancak yine de barışın ilk adımı olduğu gerçeğini değiştirmez” dedi.
Kürt hareketinin demokratik zeminde mücadele kararının tarihi önemde olduğunu ifade eden Alataş, sadece çatışmasızlık ortamının gerçek anlamda bir barış getirmeyeceğini dile getirdi. Kalıcı barış için toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla müzakerelerin yürütülmesi, geçmiş hatalardan ders çıkarılması ve gerekli yasal ile anayasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.
Yasanın uygulanmasının büyük ölçüde hükümetin tutumuna bağlı olmasını eleştiren Alataş, kurulacak komisyonlarda insan hakları ve hukuk örgütleri başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kalıcı bir barış için yargı bağımsızlığı, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyulması gibi demokratik adımların atılması gerektiğini belirten Alataş, yerel yönetimlerin yetkilerinin güçlendirilmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın gereklerinin yerine getirilmesi çağrısında bulundu.
Abdullah Öcalan’ın süreçteki ve Kürt hareketi üzerindeki etkisinin tartışmasız olduğunu ifade eden Alataş, “Bu süreç Öcalan olmadan sürdürülemez. Mutlaka sürecin temel aktörlerinden biri olmak durumundadır ve bu gerçek her aşamada dikkate alınmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Hükümetin süreci tek taraflı kontrol etme eğiliminde olduğunu belirten Alataş, barışın sağlanması için sadece iktidarın adımlarına bel bağlanmaması, toplumsal muhalefetin ve halkın sürece aktif katılım sağlaması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.