Diyarbakır Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki bir yöneticinin kadın çalışanı taciz ettiği iddialarına tepki gösteren Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) şubeleri, kurum önünde açıklama yaptı. İş yerlerinde baskı, mobbing ve tacizlere geçit vermeyeceğiz pankartının açıldığı eylemde, taciz ve mobbingin münferit olmadığı, liyakatsizlik ve cezasızlık politikalarından güç aldığı vurgulandı.
Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Saliha Zorlu tarafından yapılan açıklamada, kadın emekçilerin onuruna ve beden bütünlüğüne yönelik her saldırının toplumun demokratik değerlerine yönelik bir saldırı olduğu ifade edildi. Taciz ve mobbingin kurum içi bir mesele olarak geçiştirilemeyeceğinin altını çizen Zorlu, yaşananların kamu kurumlarındaki erkek egemen tahakkümün ve baskı kültürünün bir sonucu olduğunu belirtti.
Zorlu, söz konusu yöneticinin kadın çalışanın kişisel dijital verilerine hukuksuz bir şekilde ulaştığını ve bu durumu bir baskı aracına dönüştürdüğünü dile getirdi. Soruşturma sürecinin yavaş ilerlemesine tepki gösteren Zorlu, Fail olduğu iddia edilen kişinin hala aynı iş yerinde çalışıyor olması, cezasızlık rejiminin bir yansımasıdır dedi. Ayrıca, mağdur edilen kadının soruşturma sürecinde haksız yere fail pozisyonunda gösterilmeye çalışılmasını eleştiren Zorlu, bunun tacizciyi koruma ve kadını suçlama pratiğinin bir devamı olduğunu söyledi.
Eğitim Sen, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek şu talepleri sıraladı:
Taciz, baskı ve mobbing iddialarına dair soruşturma etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmelidir. Fail olduğu belirtilen kişi hakkında gerekli idari ve hukuki süreç gecikmeden işletilmeli, gerekli tedbirler alınmalıdır. Kamu kurumlarında toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları uygulanmalı, taciz ve şiddete karşı bağımsız başvuru mekanizmaları oluşturulmalıdır. ILO 190 sayılı sözleşme imzalanmalı ve uygulanmalıdır. Kadınların beyanları esas alınarak iddialar şeffaf bir şekilde araştırılmalıdır.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.