Yemen’de Husi Yönetimi ile Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli ordu güçleri arasında Kızıldeniz’in kontrolü için başlayan çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. Son iki günde yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği çatışmalar nedeniyle binlerce insan yerinden edilirken, Birleşmiş Milletler (BM) bölgedeki insani krizin boyutlarına dikkat çekerek uyarıda bulundu.
Yemen’in başkenti Sana’yı kontrol altında tutan Husi Yönetimi (Ensarullah) ile Suudi Arabistan ve BAE’nin desteklediği Yemen Hükümeti arasındaki çatışmalar yeniden alevlendi. Suudi Arabistan ve BAE’nin hava saldırılarına ek olarak, Yemen Hükümeti’nin de ilk kez kendi savaş uçaklarını kullandığı kaydedildi. Çatışmalarda, aralarında askeri personel ve sivillerin de bulunduğu yaklaşık 120 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Husi Yönetimi tarafından açıklanan verilere göre, Husilerin denetimindeki bölgelerde sivil yerleşim yerlerinin yanı sıra askeri alanlar da hedef alındı. 4 Eylül’de Husi bölgelerine yönelik hava saldırılarında en az 42’si sivil olmak üzere 120 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Hava saldırıları 5 Eylül gecesi de sürdü. Saba Haber Ajansı’nın resmi açıklamasına göre, 5 Eylül’deki saldırılarda yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kamp ve bir pazar yeri de vuruldu, onlarca kişi yaşamını yitirdi.
Yine Husilerin kontrolündeki Hodeidah, Taiz, Saada ve Sana kentlerine düzenlenen saldırılarda, aralarında çocukların da bulunduğu en az 36 sivil ile 5 polisin hayatını kaybettiği ifade edildi. Ayrıca, 31. Hama Tugayı kampına düzenlenen saldırıda Komutan Yardımcısı Noman Nasser Al-Rassas’ın yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşıldı.
Yemen Hükümeti’ne bağlı ordu birliklerinin Taiz ve Hodeidah’daki Husi mevzilerine yönelik hava saldırıları devam ederken, Husilere ait depoların da hedef alındığı belirtildi. Al-Arabiya’nın haberine göre, Yemen Hükümet güçleri ile Husi birlikleri arasında Taiz’in güneyindeki El-Şakab cephesinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Batı kıyı cephelerinde de çatışmaların sürdüğü ve bazı tepelerin Husilerden geri alındığı öne sürüldü.
Aljazeera ise, çatışmaların batı Taiz ve güney Hodeidah’da yoğunlaştığını ve Husilerin stratejik Bab el-Mandeb’e doğru ilerleme çabası içinde olduğunu aktardı. Husilerin Kızıldeniz liman kenti Mocha’yı ele geçirme isteği sürerken, Kızıldeniz kıyı şeridi boyunca stratejik öneme sahip bazı bölgeleri ele geçirdikleri bildirildi. Yemen Hükümet güçleri, bölgeye takviye birlikler gönderildiğini ve Husilerin kontrolüne geçen alanları geri almaya çalıştıklarını açıkladı.
Çatışmaların tırmanması üzerine Birleşmiş Milletler (BM) de durumun ciddiyetine dikkat çekti. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, Taiz’deki askeri gerilimin bin 790 Yemenli ailenin yerinden edilmesine neden olduğunu açıkladı. Taiz Valiliği’ndeki Maqbana ve Jabal Habashi ilçelerindeki cephe hatlarında 3 Eylül 2026 sabahından itibaren büyük çaplı göçlerin başladığı belirtildi.
BM, süregelen bombardımanların ailelerin daha güvenli bölgelere ulaşma imkanlarını kısıtladığını ve bazı ailelerin cephe hatlarında mahsur kaldığını vurguladı. İnsani durumun hızla kötüleştiği belirtilirken, uluslararası ve bölgesel kuruluşlara acil yardım çağrısı yapıldı.
Yemen Hükümeti’ne bağlı Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, Husilerin birçok bölgedeki yerleşim alanlarını ve yerinden edilmiş kişilerin barındığı yerleri hedef aldığı iddia edildi. Bu durumun sonucunda büyük bir zorunlu göç hareketinin yaşandığı ve sivillerin evlerinden tahliye edildiği bilgisi verildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.