Van Büyükşehir Belediyesi’nde kayyım yönetimi tarafından işlerine son verilen 223 işçinin “işimizi geri alacağız” talebiyle başlattığı direniş 257’nci gününe girdi. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen işçiler, hak gasplarına karşı basın açıklaması gerçekleştirerek kararlılık mesajı verdi.
İşçiler adına açıklamayı yapan DİSK Genel-İş Van Şube Başkanı Ömer Tekin, kayyım uygulamalarının sadece siyasi bir müdahale olmadığını, aynı zamanda emekçilerin ekmeğine yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı. Tekin, belediye kaynaklarının halk yerine şatafata harcandığına dikkat çekerek, işçilerin yaşadığı mağduriyetin boyutlarını gözler önüne serdi.
Yapılan açıklamada, kayyım rejiminin yarattığı tahribata değinen Tekin, “Onurlu Van halkı ve emeğin kavgasını yüreğinde taşıyanlar olarak bugün burada, hukukun ayaklar altına alındığı ve halkın iradesinin açıkça gasp edildiği 257. günde onurumuzla dimdik ayaktayız” dedi. İşten çıkarmaların Van halkının demokratik tercihine yönelik bir cezalandırma yöntemi olduğunu belirten Tekin, bu durumun kentin geleceğine vurulan bir darbe olduğunu ifade etti.
Tekin, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Karşımızda sadece bir işten çıkarma meselesi yok; karşımızda halkın sandığa attığı oyu yok sayan ve bu irade gaspının faturasını emekçiye kesen bir zulüm düzeni var. Kayyım zihniyeti; Van halkının ‘ben kendimi yönetebilirim’ iradesine karşı yapılmış siyasi bir darbedir. Bu irade gaspçıları, koltuğa oturur oturmaz ilk iş olarak halkın öz evlatlarını, yani belediye işçilerini hedef almışlardır.”
Açıklamada, işten çıkarılan 223 işçinin ve ailelerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekildi. 257 gündür süren belirsizliğin büyük bir sosyal yıkıma yol açtığını belirten Tekin, yerel yönetimlerin işçileri açlığa mahkûm ettiğini söyledi.
Tekin, “Halkın iradesini çalanlar, o iradenin koruyucusu olan işçinin sofrasındaki ekmeği de çalmışlardır. Bir yanda irade gaspı, diğer yanda derin bir sefalet! Tam 257 gündür, Van halkının seçtiği yönetimlerin yerine atananlar, belediyenin kaynaklarını şatafata ve lükse ayırırken, 223 emekçi ailemizi derin bir yoksulluğa mahkûm etmiştir. Sizin kayyım dediğiniz; işçinin ödeyemediği kirası, çocuğuna alamadığı sütü, evine giren icra dosyalarıdır” dedi.
İşçilerin anayasal haklarını geri alana kadar mücadelelerini sürdüreceği belirtilen açıklama, gerçekleştirilen 5 dakikalık oturma eylemiyle son buldu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.