Hukuk ve insan hakları örgütleri, Van F ve T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlalleri, baskılar ve keyfi uygulamalara dikkat çekmek amacıyla cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Van Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) temsilcileri ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Mahmut Dündar’dan oluşan heyet, cezaevi idaresi ve tutsaklarla yaptıkları görüşmelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
ÖHD Van Şube Eşbaşkanı Hakan Bozkurt, tutsakların Kürtçe konuştukları için gardiyanların sözlü ve fiziksel saldırısına maruz kaldığını ifade etti. Bozkurt, 13 Mayıs’ta gerçekleşen bir açık görüş sonrası yaşananları şöyle aktardı: Gardiyanların tutsaklara ailelerine selam veremeyecekleri yönünde baskı yaptığını ve Kürtçe konuşulması üzerine ‘Kürtçe konuşamazsınız’ dayatmasında bulunulduğunu belirtti. Görüşme sonrası onur kırıcı arama uygulamalarına tepki gösteren tutsakların darp edilerek süngerli odaya alındığı bilgisini veren Bozkurt, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.
Cezaevindeki sağlık koşullarına değinen İHD Van Şube Eşbaşkanı Mehmet Salih Coşkun, verem teşhisi konulan kadın tutsakların durumuna dikkat çekti. Coşkun, bir tutsağın testinin pozitif çıkması üzerine tek kişilik hücrede tutulduğunu ve hastaneye sevk sırasında kelepçeli muayene dayatmasına maruz kaldığını belirtti. Bu uygulamanın tedavi hakkını engellediğini ifade eden Coşkun, İstanbul Protokolü’ne aykırı olan bu muamelelerin son bulması gerektiğini söyledi.
DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar ise cezaevi idaresiyle yaptıkları görüşmede yaşanan hukuksuzlukları ilettiklerini kaydetti. Cezaevi gözlem kurullarının tutsakların tahliyelerini keyfi şekilde engellemesini eleştiren Dindar, bu kurulların lağvedilmesi gerektiğini savundu. Dindar, cezaevlerindeki uygulamaların barış ve diyalog zeminine uygun hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.