enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5224
EURO
55,6765
ALTIN
6.623,18
BIST
11.721,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Parçalı Bulutlu
19°C

UNESCO Mirası Diyarbakır Surları’na Çivi Skandalı: Mimarlar Odası’ndan Hukuki Süreç Talebi

UNESCO Mirası Diyarbakır Surları’na Çivi Skandalı: Mimarlar Odası’ndan Hukuki Süreç Talebi
16 Ekim 2026 20:52
A+
A-

Diyarbakır Mimarlar Odası, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbır Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırlanan pankartın UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihi Diyarbakır Surları’na çiviyle çakılmasına sert tepki gösterdi. Şêx Seîd (Dağ Kapı) Meydanı’ndaki tarihi burçlara asılan pankart için tam 18 çivi kullanılırken, bu uygulamanın tarihi surlarda kalıcı hasara yol açtığı gözlemlendi.

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) konuyu kamuoyunun gündemine taşımasının ardından Diyarbakır Valiliği, söz konusu pankartı surlardan kaldırdı. Ancak Diyarbakır Mimarlar Odası, yaşanan bu duruma dair yazılı bir açıklama yaparak tepkisini dile getirdi.

Diyarbakır Surları’na Kabul Edilemez Müdahale

Mimarlar Odası’nın “Surlara Dokunma” başlıklı açıklamasında, Diyarbakır Surları’na festival pankartı asmak amacıyla çivi çakılmasının kültürel mirasa yönelik kabul edilemez bir müdahale olduğu vurgulandı. Açıklamada, pankartın sonradan sökülmesinin yapılan müdahalenin niteliğini ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, kültürü tanıtma iddiasıyla düzenlenen etkinliklerin kültürel mirasa zarar verme pahasına gerçekleştirilemeyeceğinin altı çizildi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır Surları’nın sadece kentin değil, insanlığın ortak mirası olduğu ifade edilen açıklamada, bu yapının özgün taşlarına müdahale edilmesinin fiziksel hasara ve kalıcı tahribata yol açma riski taşıdığına dikkat çekildi.

Adli ve İdari Süreçler İşletilmeli

Açıklamada, yaşanan olayın surlara yönelik ilk müdahale olmadığına dikkat çekilerek, 2016 yılında kentteki çatışmalar sırasında surlarda ve Suriçi’nde gerçekleştirilen yıkımın tarihe silinmez bir leke olarak işlendiği hatırlatıldı. Burçlara yapılan tuvaletlerin izleri, surlardaki geçitlere bırakılan ağır beton bloklar gibi geçmişteki tahribatların hafızalardaki yerini koruduğu belirtildi. Geçmişte yaşanan bu tahribatların izleri henüz giderilmemişken, surların yeni müdahalelere maruz bırakılmasının kültürel mirasın korunması konusundaki sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, koruma mevzuatına aykırı fiziksel müdahalelerin hukuki sonuçları bulunduğu vurgulanarak, söz konusu uygulamanın izin durumu ve müdahalelerin niteliği bakımından incelenmesi, surlarda oluşan olası hasarın tespit edilerek gerekli adli ve idari süreçlerin ivedilikle işletilmesi talep edildi.

Tarihi Surlar Reklamların Taşıyıcısı Değildir

Açıklamada, pankartın sökülmesinin, çakılan çivilerin ve oluşmuş olabilecek hasarın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmediği belirtilerek, tarihi surların etkinliklerin, reklamların ya da geçici uygulamaların taşıyıcısı değil; korunması gereken ortak mirasımız olduğu ifade edildi. TMMOB Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi, ilgili kurumlarca müdahalenin sorumlularının belirlenmesini, surlardaki hasarın uzmanlarca tespit edilmesini ve ilgili mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin başlatılmasını ivedilikle talep etti. Açıklama, “Tarihimize, kentimizin belleğine ve ortak mirasımıza sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur” ifadeleriyle son buldu.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.