Hak mücadelesinde yaşamını yitiren Beritan Ataman için kurulan taziyeye, tutuklu olan babası Nazif Ataman katılamadı. Ataman’ın cezaevinden arkadaşı Abdullah Cin, “Beritan babasının mücadelesini örnek aldı. Ancak bugün kızının taziyesine dahi gelemedi” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır, Van, Cizre, Nusaybin ve Yüksekova’da farklı tarihlerde, hak mücadelesinde yaşamını yitirenler için üç günlük taziyeler kuruldu ve anmalar gerçekleştirildi. Yaşamını yitiren her bir kişinin farklı hikayesi bulunurken, tutsak olan çok sayıda kişi de çocuklarının ve yakınlarının taziyelerine katılamadı.
Mücadelede yaşamını yitirdiği açıklananlardan biri de Beritan Ataman (Devrim Gever) oldu. Tutsak baba Nazif Ataman, kızı için Yüksekova’da kurulan taziyeye katılamadı. “Örgüt üyeliği” iddiasıyla hakkında verilen cezanın 2024’te kesinleşmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Nazif Ataman, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunuyor.
Evde taziyeleri kabul eden aile üyeleri, Beritan Ataman’ın babasını örnek alarak mücadeleye katıldığını ifade etti.
Nazif Ataman ile cezaevinde birlikte tutulan ve beş ay önce tahliye olan arkadaşı Abdullah Cin, Nazif Ataman’ın kızı Beritan’a çok bağlı olduğunu aktardı. Cin, Nazif Ataman’ın ilk hüküm giydiği günlerde “teslim” olmayı ve yurdundan kaçmayı reddettiğini belirterek şunları kaydetti: “Nazif, evinden alındığında polisler ona, ‘neden gitmedin?’ diye soruyorlar. O da ‘yurdumu terk etmem’ yanıtını veriyor. Bu tarzı ve karakteri bütün aile içerisinde örnek alınıyordu. Herkes de onu bilir tanırdı. Partili bir yurtseverin sahip olduğu tüm özelliklere sahipti. Beritan ile de çok derin bir bağları vardı. Beritan ondan çok etkilenmiş, hayatında da onu örnek almış. Ancak bugün kızının taziyesine dahi gelemedi. Bugün bir süreç yürütülüyor ancak böylesi durumlar da yaşıyoruz. Bir an önce arkadaşımızın serbest kalmasını istiyoruz.”
Beritan Ataman ve babasının ilişkisinden çok etkilendiğini dile getiren Cin, Beritan Ataman’ın yaşamını yitirdiği haberini aldıktan sonra şu Kürtçe şiiri kaleme aldığını belirtti:
“Baxçê gulên welatê min li benda teye,
Her cure rengê gulan ken û awirên çavê tene,
Her cure tarzê jiyana te ferzdike,
Her gûl got û bêj e li ser çîroka tekoşîna te,
Wê bi vî rengî bi bişkivin di meha Tebaxê de,
Di çilê havînê de,
Bibin Bêrîtan a qehreman,
Li serê çiyayê Cîlo,
Li kontera çiyayê Qato,
Lê mêrgên Sotî,
Di nav xweşik bûna sîsin û beybûnan de.”