Tunceli’nin Pülümür ilçesinde hayata geçirilmek istenen maden ocağı projesine karşı bölge halkı büyük bir direnç sergiliyor. İlçeye bağlı köylerde yapılmak istenen maden projesine karşı toplanan 2 bin imza, Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. Yurttaşlar, köylerinden başka gidecek topraklarının olmadığını belirterek doğanın korunması çağrısında bulundu.
Pülümür ilçesine bağlı Aşgirek, Gurik, Daxbek, Panceras ve Tojingê köylerini kapsayan bölgede, Dimin Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 65,97 hektarlık alanda maden ocağı kurulması planlanıyor. 36 hektarlık kısmının doğrudan üretim alanı olarak kullanılacağı proje için 13 Nisan’da İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplandı. Daha önce 2024 yılında halkın tepkisi üzerine geri çekilen krom madeni projesinin yeniden gündeme getirilmesi, bölge sakinlerinin sert tepkisine neden oldu.
Yıllar sonra şehirden köyüne dönerek yaşamını burada sürdüren Leyla Korkut, maden projesinin sadece doğayı değil, yaşam alanlarını da yok edeceğini ifade etti. Köyünde üretim yaparak yaşamak istediğini dile getiren Korkut, “Dağlarımızı talan etmek istiyorlar. Maden istemiyoruz; çünkü insanlar buraya nefes almaya, doğayla iç içe olmaya geliyor. Başka gidecek bir toprağımız yok. Yaylacılarımız burada üretim yapıyor, hayvanlarını otlatıyor. Şehirlerde yaşam artık çok zor, bu yüzden köyümüze döndük. Topraklarımızı rahat bıraksınlar” dedi.
Maden projelerinin bölgedeki tarım ve hayvancılık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çeken Baki Doğan ise madenciliğin iklimi ve bitki örtüsünü değiştirdiğini vurguladı. Erzincan ve İliç örneklerini hatırlatan Doğan, madenlerin geleceği yok ettiğini belirtti. Tunceli doğasının kendileri için kutsal olduğunu söyleyen Doğan, “Devletten destek değil, sadece doğamızdan elini çekmesini istiyoruz. Binlerce çiçek türümüz, yaban hayatımız ve eşsiz bir doğamız var. Pülümür balının kalitesi bellidir, maden gelirse bunların hepsi yok olacak. Herkes toprağını sahiplenmeli ve gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bölgede yürütülen maden faaliyetlerinin bir insansızlaştırma politikası olduğunu savunan Kemal Mutlu, endemik türlerin ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çekti. Anadolu parsı, bozayı ve kaya kartalı gibi türlerin yaşam alanlarının maden projeleriyle kuşatıldığını belirten Mutlu, “Kısa sürede 2 bin imza topladık ancak bundan sonra daha güçlü bir mücadele yürüteceğiz. Bu toprakları kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz” diyerek mücadelenin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.