enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,1440
EURO
55,2581
ALTIN
6.605,13
BIST
12.340,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
21°C

TMMOB ve JMO’dan Deprem Uyarısı: Afetlere Hazırlık Kamusal Bir Zorunluluktur

TMMOB ve JMO’dan Deprem Uyarısı: Afetlere Hazırlık Kamusal Bir Zorunluluktur
17 Ağustos 2026 16:24
A+
A-

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, yer kürenin doğal işleyişinin bir sonucu olan depremlerin; plansız kentleşme, yanlış yer seçimi, denetimsiz ve niteliksiz yapılaşma ile bilimsel mühendislik hizmetlerinin ihmal edilmesi nedeniyle büyük felaketlere dönüştüğü vurgulandı.

Riskleri azaltmak bilimsel planlamayla mümkün

Coğrafyanın deprem gerçekliği dikkate alınarak kentlerin planlanmasından yeni yerleşim alanlarının belirlenmesine kadar tüm süreçlerde jeolojik-jeoteknik verilerin esas alınmasının hayati önem taşıdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Kentsel dönüşüm politikaları rant ve sermaye odaklı bir anlayışla değil; deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçlar temelinde yürütülmelidir. Kentleşme politikaları, insanların temel barınma hakkını esas alan, çevreye duyarlı ve kamu yararını gözeten bir anlayışla ele alınmalıdır.”

Afetler sonrasında yaşanan can ve mal kayıplarını yalnızca doğa olaylarının kaçınılmaz sonucu olarak görmenin kabul edilemez olduğu ifade edilen açıklamada, bilimsel bilgiye dayalı planlama ve etkin denetimlerle risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğinin altı çizildi.

Yetkililere sorumluluk çağrısı

Güvenli yaşam hakkının herkes için temel bir hak olduğu ve afetlere hazırlığın kamusal bir zorunluluk teşkil ettiği belirtilen açıklamada, merkezi ve yerel yönetimlere çağrıda bulunuldu: “17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde, hem Marmara’da hem de 6 Şubat Maraş depremlerinde yaşamını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Aynı acıların tekrar yaşanmaması için tüm yetkilileri bilimsel ve teknik gereklilikleri yerine getirmeye, gerekli önlemleri gecikmeksizin almaya davet ediyoruz.”

Bütünleşik afet yönetimine geçilmeli

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban da depremin yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, deprem felaketlerinin yanlış yer seçimi, plansız kentleşme ve denetimsizlikten kaynaklanan toplumsal bir kırılma olduğunu belirtti. Yaraları sarmaya dayalı geleneksel anlayışın terk edilerek risk azaltımını önceleyen bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini ifade eden Alban, “Tüm yerleşim yerlerinde mikrobölgeleme çalışmaları derhal tamamlanmalı, mevcut yapı stoku risk önceliğine göre güvenli hâle getirilmelidir. Yapı ve zemin denetim sistemleri kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmelidir” dedi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.