Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemdeki siyasi gelişmelere ve toplumsal sorunlara dair değerlendirmelerde bulundu. Temelli, Meclis’in toplumun gerçek sorunlarından uzaklaştığını vurgulayarak, Kürt meselesinin çözümü ve demokratikleşme için özel yasa düzenlemesinin öncelikli gündem olması gerektiğini belirtti.
Konuşmasına Bodrum açıklarında yaşanan mülteci teknesi faciasına değinerek başlayan Temelli, yaşanan trajedinin bir tesadüf olmadığını, Ortadoğu’da süregelen çatışmalı ortamın milyonlarca insanı yerinden ettiğini ifade etti. Yaşamını yitirenler için başsağlığı dileyen Temelli, mülteci krizinin ancak bölgedeki savaş politikalarının son bulmasıyla çözülebileceğini kaydetti.
Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa tekliflerini eleştiren Temelli, yasama süreçlerinin demokratik katılımdan uzak bir “mühendislik” ile yürütüldüğünü söyledi. Kamuoyunda “tapu kanunu” olarak bilinen düzenlemeye dikkat çeken Temelli, 6 Şubat depremlerinin ardından yapılması gerekenin yerel yönetimleri güçlendirmek olduğunu ancak iktidarın tam tersine merkeziyetçi ve rant odaklı bir yaklaşım sergilediğini ifade etti.
Temelli, “Jeoloji ve jeofizik mühendislerinin, bilim insanlarının dışlandığı, sürecin tamamen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredildiği bir düzenleme ile karşı karşıyız. Belediyelere kayyım atayarak ve operasyonlarla yerel yönetimleri etkisizleştirerek kentsel haklar giderek budanıyor” dedi.
Hayvan haklarına yönelik hazırlanan yasa tekliflerine de tepki gösteren Temelli, doğayı ve yaşam alanlarını daraltan bu yaklaşımları “hayvanlara yönelik bir savaş ilanı” olarak nitelendirdi. İnsanlara yaşam alanlarına giren hayvanları avlama yetkisi verilmesinin ülkeyi kaosa sürükleyeceğini belirtti.
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülecek yeni kanun teklifini de değerlendiren Temelli, “Ne zaman ‘koruma’ veya ‘güvenlik’ kelimeleri kullanılsa, ardından yeni bir baskı düzenlemesi geliyor. Bu teklif aileyi ve çocuğu gerçekten korumaktan uzak, tekçi bir anlayışın ürünüdür” diye konuştu.
Toplumun asıl beklentisinin barış ve demokratik bir gelecek olduğunu hatırlatan Sezai Temelli, Meclis’in asıl gündeminin Kürt meselesinin çözümüne yönelik adımlar olması gerektiğini vurguladı. Meclis dışında tartışılan çözüm süreçlerine dair samimi ve sahici bir iradenin ortaya konulması gerektiğini belirten Temelli, şunları söyledi:
“Meclis’in öncelikli gündemi özel yasa meselesi olmalı. Ancak ortada ne bir teklif ne de bir tasarı var. Türkiye’nin yaşadığı krizler, Kürt meselesinin demokratik çözümü için atılacak adımların aciliyetini gösteriyor. Müzakerelerin demokratikleşmesi, PKK Lideri Abdullah Öcalan‘ın statüsünün netleşmesi ve bu sürecin yasal bir zemine kavuşmasıyla mümkündür. Gecikmeden ciddi diyaloglar başlatılmalıdır.”
Son olarak devam eden siyasi davalara değinen Temelli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası ve Kobanê Davası üzerinden yargının siyasete müdahale ettiğini savundu. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın AİHM kararlarına rağmen tutuklu bulunmasının hukuksuz olduğunu hatırlatan Temelli, “Yargının siyaseti dizayn etmesine ve siyasetin yargıya müdahalesine son verilmelidir. Adil bir gelecek için tutuksuz yargılama esas alınmalıdır” çağrısında bulundu.
Haber Merkezi
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.