Suriye-Irak sınırında askeri hareketlilik ve gerilim tırmanırken, bölgedeki gelişmeler mezhepsel çatışma riskini de beraberinde getiriyor. Irak sınırına yapılan askeri yığınakları değerlendiren gazeteci Özgür Avzem, bölgedeki gerilimin arkasındaki güçlere ve olası senaryolara dikkat çekti.
Suriye ordusunun “C” alarm durumuna geçmesi ve sınır hattına askeri takviyeler yapması, bölgedeki gerilimi üst seviyeye çıkardı. Sınırdaki askeri hareketliliğin arka planına değinen Özgür Avzem, “Hem Haşdi Şabi hem de Suriye ordusunun sınır hattında karşılıklı yığınaklar yapması gerilimi artırıyor. Bu hareketliliğin arkasına, buradaki güçleri karşı karşıya getiren dinamiklere dikkat etmek gerekiyor” dedi.
Bölgedeki finansal ve askeri dengelere değinen Avzem, Suudi Arabistan’ın Suriye ve Irak politikalarında aktif bir rol üstlendiğini ifade etti. Suudi Arabistan’ın, Suriye’de yerel demokratik iradelerin gelişmesini kendi çıkarları açısından bir tehdit olarak gördüğünü belirten Avzem, “Suudi Arabistan, bu nedenle çeşitli gruplara finansal destek sağladı. Şimdi de Irak’ta Haşdi Şabi’ye yönelik adımlara büyük destek veriyor. ABD şemsiyesi altında hem operasyonel hem de ekonomik yatırımlarla Ortadoğu denkleminde nüfuz elde etmeye çalışıyor” şeklinde konuştu. Avzem, bu durumun bölgede yeni bir mezhepsel gerilimi tetikleme potansiyeline sahip olduğunu ekledi.
Türkiye’nin bölgedeki politikalarını da değerlendiren Avzem, değişen bölgesel dengelerin Türkiye’nin hareket alanını sınırladığını ifade etti. Suudi Arabistan’ın ekonomik ve diplomatik hamlelerinin Türkiye’nin askeri güce dayalı politikalarını zorlaştırdığını belirten Avzem, “Katar gibi aktörlerin dahi Suudi Arabistan çizgisine yakınlaşması, Türkiye’nin Suriye’deki konumunu daha karmaşık bir hale getirdi. Türkiye her ne kadar bu denklemin içinde kalmak istese de, Arap devletlerinin hızla devreye girmesi bölgesel siyasi ve askeri dengeleri sarsıyor” dedi.
Suriye Geçici Hükümeti ve lider kadrolarının durumuna değinen Avzem, uluslararası güçlerin desteğinin kalıcı olmadığını vurguladı. Avzem, “Şara öncülüğündeki yapı, çeşitli tavizler vererek meşruiyet kazanmaya ve iktidarını korumaya çalışıyor. Ancak küresel güçlerin bu yapıya olan ihtiyacı her an sona erebilir. Suriye’deki konjonktür hızla değişebilecek bir dinamizme sahip” uyarısında bulundu.
Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) kurumsal yapısına ve geleceğine yönelik değerlendirmelerde de bulunan Avzem, QSD’nin Suriye’nin savunmasında kurumsal bir güç haline geldiğini belirtti. Avzem, “QSD, Suriye ordusu bünyesinde kurumsal bir entegrasyon sürecine girdi. Kendi yönetim anlayışını ve demokratik ilkelerini koruyarak devlet ordusu içinde yer alacak. Bu model, sadece dış tehditlere karşı değil, aynı zamanda demokratik işleyişin korunması açısından da önemli bir zemin sunuyor. Ortak savunma temelinde, bölgenin güvenliği sağlanmaya çalışılacak” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.