Sosyalist Kadınlar ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyesi Sebahat Tuncel, Sosyalistler Partisi (SOLDEP) Genel Merkezi’nde düzenlenen “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” başlıklı söyleşiye katıldı. Söyleşide, bölgedeki savaş politikaları, çözüm arayışları ve kadınların barış mücadelesindeki rolü kapsamlı bir şekilde ele alındı. Tuncel, Ortadoğu barışının anahtarının Kürdistan ve Filistin meselelerinin çözümünde olduğunu ifade etti.
Kadınların siyasal ve toplumsal süreçlerdeki ağırlığının önemine değinen Tuncel, kadın hareketinin sadece belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Tuncel, “Biz kadınlar hayatı yaratıyoruz ve yaşamın her alanında varız. Bu yüzden 1 Mayıs’a giderken de Ortadoğu siyasetinde de Türkiye siyasetinde de kadınlar olarak var olmak bizim açımızdan kritik önemdedir” dedi.
Barışın sadece dar bir siyasal düzlemde ele alınamayacağını belirten Tuncel, “Barışı sadece devlet ve Kürtler arasında bir mesele olarak görme ve kendisini bunun dışında tutma hali ciddi bir problemdir. Kapitalist modernitenin ve erkek egemenliğinin kadına açtığı bir savaş var. Bu savaşa karşı topyekün bir barış ve özgürlük mücadelesine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
Ortadoğu’da derinleşen savaş stratejilerine dikkat çeken Tuncel, halkların güvenliğinin ancak demokratik bir sistemle sağlanabileceğini söyledi. Türkiye’nin bölgedeki krizden çıkış yolunun Kürtlerle kurulacak bir ittifaktan geçtiğini belirten Tuncel, çözüm modeline dair şunları söyledi:
“Burada PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ‘Üçüncü Yol’ diye ifade ettiği strateji hayati önemdedir. Bu yol, ne mevcut statüko ne de emperyalist müdahaledir. Bu ikisinin dışında; tüm inançların ve kimliklerin bir arada, birbirini tanıyarak ve haklarını güvence altına alarak yaşadığı Demokratik bir Ortadoğu seçeneğidir. Egemen güçlerin engellemek istediği de tam olarak budur.”
Türkiye’deki anayasal süreci ve tarihsel inkar politikalarını eleştiren Tuncel, 1924 Anayasası ile başlayan sürecin bugün de etkilerini sürdürdüğünü kaydetti. Anayasaların normal şartlarda özgürlükleri güvence altına alması gerektiğini hatırlatan Tuncel, “Türkiye’de ise anayasa Kürtlerin inkarını güvence altına almaktadır. Ancak var olan bir gerçeklik, inkarla yok edilemez” dedi.
Söyleşinin sonunda, barışın inşasının örgütlü bir mücadeleden geçtiğini belirten Tuncel, kadınların bu süreçte özne olarak yer almasının toplumsal dönüşüm için zorunlu olduğunu ifade etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.