enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5202
EURO
55,7063
ALTIN
6.633,21
BIST
11.721,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Yağmurlu
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C

Şanlıurfa’da Yurttaşlar: İfade ve Düşünce Özgürlüğü İçin Hukuki Güvence Şart

Şanlıurfa’da Yurttaşlar: İfade ve Düşünce Özgürlüğü İçin Hukuki Güvence Şart
2 Eylül 2026 08:06
A+
A-

Türkiye’de son yıllarda giderek artan siyasi baskılar, özellikle sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan davalar ve farklı kimliklere yönelik önyargılı yaklaşımlar, yurttaşların temel haklarını ve günlük yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Şanlıurfa’nın tarihi Balıklıgöl yerleşkesinde görüşlerini aldığımız yurttaşlar, ülkedeki ifade özgürlüğü alanının daraldığını, düşüncelerini dile getirenlerin cezaevi tehdidiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Yurttaşlar ayrıca, sokakta Kürtçe konuştuklarında dahi ayrımcı tutum ve bakışlara maruz kaldıklarını ifade etti.

İfade Özgürlüğündeki Gerileme Endişe Verici

Yurttaş Sinan Çimen, ifade özgürlüğü konusunda son yıllarda ciddi bir gerileme yaşandığını vurgulayarak, siyasal alandaki daralmaya dikkat çekti. Çimen, “Eskiden de birtakım problemler vardı ancak son zamanlarda yaşanan olaylardan da anlaşılacağı üzere ifade özgürlüğü gitgide aşağıya doğru iniyor. İnsanlar paylaşımları nedeniyle ifadeye çağrılıyor, hakaret davaları hiç olmadığı kadar arttı. Çevremdeki herkes artık kontrollü konuşuyor. Çözüm süreci dönemlerinde Avrupa Birliği uyum yasaları bir nebze bağlayıcıydı fakat şu an o standartlardan da çok uzağız” ifadelerini kullandı.

Hukuki Güvenceler ve Toplumsal Saygı Vurgusu

Özkan Kaya ise toplumdaki korku ikliminin son bulması gerektiğini belirterek, yasal güvencelerin hayati önemine işaret etti. Kaya, “İnsanların kendini rahatça ifade edebilmesi için öncelikle hukuki düzenlemeler şart. Bütün fikirlere saygı duyulan bir ortam oluşturulmalı. Şu an Türkiye’de insanlar konuşmaktan korkuyor, bu korkuların acilen ortadan kalkması lazım” dedi.

Devletin Sorumluluğu: Kısıtlamaları Kaldırmak

Burak Tosun, yurttaşların siyasete ve güncel konulara dair fikirlerini özgürce dile getiremediğini ifade etti. Tosun, “İfade özgürlüğü konusunda ciddi bir kısıtlama var. İnsanlar olaylara yaklaşırken oldukça tedirgin. Devletin yurttaşların kendini özgürce ifade edebileceği koşulları sağlaması ve bu duruma el atması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Anadil Kullanımına Yönelik Baskılar

Sosyal medyadaki kısıtlamalara ve kimlik üzerindeki baskılara değinen Fırat Akay, “Bir şey konuşurken veya paylaşırken başımıza ne geleceğini bilemiyoruz. Kendi dilimizi dahi rahatça kullanamıyoruz. Kürtçe bir paylaşım yaptığımızda sosyal medyada engelleniyoruz. Özgür bir ülkede yaşıyorsak kimse düşüncesinden ötürü tutuklanmamalı. Bu sorunu ülkeyi yöneten iktidarın çözmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Cezalandırılma Endişesi Toplumu Susturuyor

Cezalandırılma endişesinin toplumu susturduğunu söyleyen İsmail Kaya, “İnsanlar artık konuşmaya korkuyor. ‘Bugün kendimi ifade etsem yarın Hilvan Cezaevi’nde gözümü açarım’ endişesi hakim. Herkes ne söyleyeceğini şaşırmış durumda, çözümü sağlaması gerekenler ise hiçbir adım atmıyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Kürtçeye Yönelik Önyargı ve Engeller

Sokakta Kürtçe konuştuğunda karşılaştığı önyargılı tutumu ve ifade özgürlüğü önündeki engelleri dile getiren İdris Çiftçi, düşüncelerini korkusuzca ifade etmek istediğini vurguladı. Çiftçi, “Tek istediğimiz rahatça konuşabilmek, kendimizi açıkça ifade edebilmek. Ben Kürdüm; sokakta Kürtçe konuştuğum zaman insanların bana farklı baktığını, tepkili gözlerle süzdüklerini hissediyorum. Konuşma şeklime bile kızıyorlar. Diğer yandan düşüncelerimizi açıkladığımız için ertesi gün kendimizi cezaevinde buluyorsak bunun adı özgürlük değildir. Bu sorunların çözümü ve insanların rahatça konuşabileceği bir ortamın sağlanması gerekiyor” dedi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.