Samer Saha Araştırmaları Merkezi, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” başlığıyla yasalaşan çerçeve yasaya ilişkin yaptığı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 8–20 Ağustos 2026 tarihleri arasında Diyarbakır, İstanbul, Van, Mardin, Ankara, İzmir, Batman, Adıyaman, Şanlıurfa, Gaziantep, Ağrı, Adana, Balıkesir, Malatya, Muş, Şırnak, Mersin, Hakkari, Bingöl, Bursa ve Tekirdağ’da yaşayan bin 166 kişiyle yapılan çevrim içi ankette, katılımcıların yüzde 77,7’si yasayı desteklediğini belirtti.
Araştırma, kamuoyunun söz konusu düzenlemeye ilişkin bilgi düzeyini, destek ve eleştiri noktalarını, beklenti ile kaygılarını ortaya koymayı amaçlıyor. Bulgular, katılımcıların büyük çoğunluğunun çerçeve yasa hakkında bilgi sahibi olduğunu ve düzenlemeyi genel olarak desteklediğini gösterirken, yasanın tek başına kalıcı barışı sağlamaya yeterli olmadığı görüşünü de öne çıkarıyor.
Araştırmada katılımcıların siyasi eğilimlerine bakıldığında, 14 Mayıs 2023 genel seçimlerindeki tercihlerine göre Yeşil Sol Parti (YSP)/HDP seçmenlerinin ağırlıkta olduğu, ancak AKP ve CHP seçmenlerinin de önemli katılım oranlarına ulaştığı görüldü. Katılımcıların yüzde 60,4’ü YSP/HDP, yüzde 12,3’ü AKP, yüzde 10’u CHP, yüzde 1,3’ü SOL Parti, TKP ve TİP gibi diğer sol-sosyalist partilere oy verdiğini belirtirken, yüzde 14,7’si ise oy kullanmadığını ifade etti.
“Çerçeve Yasa Hakkında Ne Ölçüde Bilgi Sahibisiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 21,8’i “Çok Bilgi Sahibiyim”, yüzde 54,2’si “Bilgi Sahibiyim” yanıtını verdi. Bilgi edinme kaynaklarında ise siyasi partiler ve siyasetçiler (yüzde 28,2) ile internet haber siteleri (yüzde 27,6) ilk sıralarda yer aldı.
“Çerçeve Yasayı Genel Olarak Destekliyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 77,7’si desteklediğini, yüzde 4,7’si ise desteklemediğini ifade etti. Tarafsız kalanların oranı ise yüzde 17,6 oldu. Seçmen gruplarına göre bakıldığında yasaya destek oranı YSP/HDP seçmenlerinde yüzde 90,3, CHP seçmenlerinde yüzde 64,1 ve AKP seçmenlerinde yüzde 58,4 olarak ölçüldü. Cinsiyet bazlı dağılımda ise yasaya destek kadınlarda yüzde 69,5, erkeklerde yüzde 81,4, LGBTİ+ katılımcılarda ise yüzde 100 oldu.
Araştırma, yasanın olumlu bir adım olarak görülmesine rağmen kalıcı barış için tek başına yeterli bulunmadığını ortaya koydu. “Sizce Bu Düzenleme Türkiye’de Kalıcı Bir Barışı Sağlamak İçin Yeterli Mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 78,7’si “Yetersiz” yanıtını verdi. Düzenlemeyi yetersiz bulanların oranı CHP seçmeninde yüzde 91,4, YSP/HDP seçmeninde yüzde 89,6 olurken, AKP seçmeninin de yüzde 37,5’i düzenlemeyi yetersiz bulduğunu beyan etti.
“PKK üyelerinin düzenlemeden yararlanmasının, silahların tamamen bırakıldığına dair MGK’nin teyit-tespit raporu şartına bağlanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna katılımcıların sadece yüzde 20,5’i olumlu (kesinlikle destekliyorum ve destekliyorum) yanıt verirken, karşı çıkanların (karşıyım ve kesinlikle karşıyım) toplam oranı yüzde 45,4 oldu. Bu şarta karşı çıkma oranı YSP/HDP seçmenlerinde yüzde 55,9, CHP seçmenlerinde yüzde 38,4, AKP seçmenlerinde ise yüzde 29,2 olarak belirlendi.
Katılımcıların yüzde 66,8’i devam yasalarının “ilk yasanın uygulanmaya başlanmasından sonraki en kısa zaman diliminde” çıkarılması gerektiğini savunurken, “Devam yasalarının çıkmayacağına dönük kaygınız var mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 52,6’sı “Evet” yanıtını verdi. Bu kaygı sol partilerin seçmenlerinde yüzde 80, CHP seçmenlerinde yüzde 68,4, YSP/HDP seçmenlerinde ise yüzde 55,4 oranında görüldü.
“Sizce Bundan Sonraki Süreçte En Çok Hangi Kurum/Yapı Ya Da Kişiler Etkili Olmalı?” sorusuna birden fazla yanıt veren katılımcıların yüzde 69,8’i Meclis, yüzde 52,4’ü sivil toplum, yüzde 51’i Abdullah Öcalan, yüzde 39’u siyasi partiler, yüzde 16,6’sı ise PKK yanıtını verdi.
Araştırma sonuçlarının değerlendirme kısmında, kamuoyunun barış sürecine yönelik güçlü bir desteği olmakla birlikte, bu desteğin sürdürülebilir kılınmasının güvenlik odaklı politikalardan ziyade kapsamlı demokratikleşme adımlarına bağlı olduğu vurgulandı. Katılımcıların anadilde eğitim hakkı, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye kavuşturulması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, kayyım uygulamalarının kaldırılması ile düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün genişletilmesi gibi demokratik adımlara yüksek destek verdiği belirtildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.