Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) ‘Eşitlik ve Özgürlük İçin’ şiarıyla Ankara’da düzenlediği 6’ncı Demokratik Eğitim Kurultayı’na katılan Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) Başkanı John MacGabhann, anadilde eğitim hakkı ve Kürtçenin tanınmasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Anadilde eğitimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan MacGabhann, Kürtçenin yasal olarak tanınmasının ve Kürtçe eğitim hakkının toplumsal barış ve güven inşası açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Anadilde eğitimin sadece pedagojik açıdan değil, bireyin ailesine, toplumuna ve kültürüne duyduğu saygının bir yansıması olarak ele alınması gerektiğini ifade eden MacGabhann, konunun ideolojik tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MacGabhann, ‘En iyi sonuç veren yöntem, kesinlikle öğrenciye anadilinde eğitim verilmesidir. Bir çocuğu okulda kendi kültüründen ve dilinden koparmak rasyonel bir yaklaşım değildir’ dedi.
Avrupa’daki azınlık dillerine yönelik yaklaşımlara değinen MacGabhann, kültürel çoğulculuğu savunan ülkelerde farklı dillerin birer zenginlik olarak kabul edildiğini, aşırı sağ ideolojilerin güçlü olduğu yerlerde ise baskıcı politikaların öne çıktığını aktardı.
Farklı dilleri konuşan topluluklar arasında iletişim kurmanın sanıldığı kadar zor olmadığını ifade eden MacGabhann, ‘İktidarlar ve çoğunluk grupları, genellikle hatalı siyasi ideolojiler nedeniyle azınlık dillerinden korkuyor. Oysa iki farklı dilden çocuğu bir araya getirdiğinizde, kısa sürede hiçbir iletişim engeli yaşamadan ortak bir dil geliştirdiklerini görürsünüz’ diye konuştu.
Kuzey İrlanda’daki barış süreci deneyimlerine atıfta bulunan MacGabhann, kalıcı bir barış için sabır ve güven artırıcı adımların şart olduğunu vurguladı. MacGabhann, Kürt halkı açısından güveni inşa edecek en güçlü göstergelerden birinin dil hakkı olduğunu belirterek, ‘Kürt halkı açısından bu güveni inşa edecek en güçlü göstergelerden biri, Kürtçenin ve Kürt kültürünün açıkça tanınmasıdır. Hükümetin, Kürtçe ve diğer dillerin kullanımına yönelik yasal güvenceler sağlaması, uzun vadeli bir barış süreci için güçlü bir başlangıç olacaktır’ ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.