NATO Zirvesi’nin ardından şiddetlenen Rusya-Ukrayna Savaşı’nı değerlendiren Dr. İsmet Konak, Türkiye’nin artan askeri gücü ve NATO ile Rusya arasındaki dengelerin yeni bir süreci beraberinde getirebileceğini belirtti. Konak, Türkiye’nin küresel İHA pazarındaki payı ve Ortadoğu’daki otoritesinin Rusya ile olan ilişkilerde farklı bir tablo oluşturabileceğini söyledi.
Savaşın beşinci yılına girdiğini hatırlatan Konak, NATO’nun “3.0” olarak tanımladığı yeni stratejisinin temel hedefinin Rusya’yı parçalamak ve çevresindeki cumhuriyetleri kendi etkisi altına almak olduğunu ifade etti. Konak, “NATO, Rusya’ya karşı ısrarlı bir takiple yorma ve pes ettirme taktiği uyguluyor. Savunma harcamalarının artırılması, bu yüzyılda daha fazla askeri gücün kullanılacağı anlamına geliyor” dedi.
Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının Rusya ekonomisini ciddi şekilde sarstığını vurgulayan Konak, ülkede yüzde 65 oranında akaryakıt kıtlığı baş gösterdiğini kaydetti. Rusya’nın “gölge filosu” üzerinden yaptırımları delmeye çalıştığını ancak bu kanalın da hedefte olduğunu belirten Konak, ekonomik dalgalanmanın Eylül ayındaki Duma seçimlerine yansıyabileceğine dikkat çekti.
Türkiye’nin S-400 ve F-35 meseleleri arasında bir seçim yapmak zorunda kalacağını ifade eden Konak, “ABD, Türkiye’yi F-35 programına yeniden dahil etmek istiyor ancak bunun bedeli S-400’lerden vazgeçilmesi olacak. Türkiye, KAAN ve İHA üretimiyle daha fazla militarize olan bir sürece evriliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ile Rusya arasındaki olası bir gerilimde Moskova’nın Kürt meselesini bir koz olarak kullanabileceğini belirten Konak, Rusya’nın tarihsel olarak bu konuyu her zaman stratejik bir noktada tuttuğunu söyledi. Konak, demokratikleşme ve anayasal çözüm adımları atılmadığı sürece bu tür dış faktörlerin bölgesel denklemlerde etkili olmaya devam edeceğini vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.