Türkiye genelindeki okullarda son dönemde tırmanışa geçen şiddet olayları, eğitim sistemindeki derin krizleri ve toplumsal sorunları yeniden gündeme getirdi. Şanlıurfa‘nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanması ve Kahramanmaraş‘ta bir başka okula yönelik saldırıda 9 kişinin yaşamını yitirmesi, okulların güvenli alanlar olmaktan çıktığını gösteriyor. Saldırıları gerçekleştirenlerin çocuk yaşta olması ise iktidarın çocuk politikaları ve eğitim sistemine yönelik eleştirileri artırıyor.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarını değerlendiren Adana Tabip Odası Başkanı Psikiyatri Uzmanı Özden Polatöz, çocukların suça sürüklenmesinin çok boyutlu bir mesele olduğuna dikkat çekti. Polatöz; yoksulluk, aile içi çatışmalar ve sanal dünyada üretilen şiddet kültürünün bu tablonun oluşmasında belirleyici faktörler olduğunu vurguladı. Okulların çocuklar için güvenli liman olma niteliğini kaybettiğini belirten Polatöz, “Bu tür olaylar çocuklarda ‘hiçbir yer güvenli değil’ duygusunu kalıcı hale getirebilir” uyarısında bulundu. Şiddete maruz kalan çocuklarda kaygı bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu gibi kronik sorunların görülebileceğini ifade eden Polatöz, uzun süreli maruziyetin şiddeti normalleştirme riski taşıdığına işaret etti.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Adana Şube Başkanı Cudi İmrek ise okullardaki şiddetin sadece bireysel davranışlarla açıklanamayacağını ifade etti. Mevcut eğitim politikalarının önleyici olmaktan uzak olduğunu ve olay sonrası müdahaleye dayandığını belirten İmrek, ekonomik kriz ve toplumsal gerilimlerin okullara doğrudan yansıdığını söyledi. İmrek, rehberlik hizmetlerinin yetersizliğine ve öğretmenlerin gerekli destekten yoksun bırakılmasına vurgu yaparak, eğitim sisteminin rekabetçi ve sınav odaklı yapısından arındırılarak daha eşitlikçi, bilimsel ve demokratik bir anlayışa kavuşturulması gerektiğini savundu.
Uzmanlar, okullarda sadece fiziki güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığını, asıl çözümün psikososyal güvenlik alanında aranması gerektiğini belirtiyor. Çocuk ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve okul temelli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, şiddet sarmalından çıkış için acil bir ihtiyaç olarak görülüyor. Mevcut veriler, 2012-2022 yılları arasında en az 120 öğrencinin okul içinde şiddet mağduru olduğunu gösterirken, bu rakamın sadece adli kayıtlara yansıyanlarla sınırlı olduğu ve tablonun çok daha ağır olabileceği ifade ediliyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.